Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    YALNIZLIK "DOĞARKEN VE ÖLÜRKEN"(HATİCE KOÇER)1001110002

    Paylaş

    1001110001

    Mesaj Sayısı : 3
    Kayıt tarihi : 15/12/10

    YALNIZLIK "DOĞARKEN VE ÖLÜRKEN"(HATİCE KOÇER)1001110002

    Mesaj  1001110001 Bir Cuma Ara. 24, 2010 5:08 pm

    YALNIZLIK “DOĞARKEN VE ÖLÜRKEN”

    Havalar gittikçe ısınıyordu.Hiç sevmiyordum Antalya’nın bu halini…bu kadar kalabalık olduğunda sanki burası bana çok uzak geliyordu en sevdiğim an da zaten gün batımı zamanıydı,o vakitlerde kendimi dinleyebiliyordum sessiz,sakin o deniz sadece bana ait olurdu deniz hafif hafif gelir gider gariptir ama en huzurlu olduğum an dır sonra o kızıl alev topu denize düşer deniz yavaş yavaş sindirir onu…
    Biraz sonra kalkarım zaten of ne de huzur doluydu oysa insanların bütün kirini pisliğini örten bir akşam…
    Anahtarlarımı çantamın içine atmıştım eminim ama bulamıyorum.Sanırım annem dağınık olmam konusunda haklı zaten sürekli diyor kendini kaybedeceksin o çantanın içinde diye sabah yediğim çikolatanın yarımı of her şeye bulaşmış.Hocanın verdiği kitapçının adresi…Sanırım annem söylendiğimi duymuş olmalı ki kapıyı açtı evde olmasını tahmin etmiyordum ama sevindim.içerdn yemek kokuları geliyordu
    Aynur teyze de izinliymiş bugün Aynur teyze anneme evde yardımcı olan bir kadın daha doğrusu annem ona yardım ediyor.hiç yaşını sormadım ama bence elli belki daha gençtir ama yaşadığı hayat onu böyle yapmış.yüzünde öyle mahzun bir ifade var ki.daima sessiz yaşlı bakan mavi gözleri var,baş örtüsünün kenarından bazen beyaz şaçları çıkar.insanların saçları neden beyazlar ki? Ben biyolojik bir açıklama istemiyorum ama hayat diyorum ben buna sadece hayat…
    Çantamı fırlattığım gibi lavabo gittim ellerimi yıkadım yüzüme birkaç defa su çırptım of üstümü ıslattım yine ama cebimden aldığım tokayla siyah uzun saçlarımı bağladım annem hep gece gibi gözlerin var der siyah ve mahzun…
    Annemin saçları kahveydi geçen ay boyattı çok yapmacık kendine ait olmayan kendine ait olana ihanet bu konularda çok felsefe yapıyorsun der bana güler.
    Sanırım yemeğimi biraz hızlı yemem gerekecek sınava iki hafta kaldı uzmanlar sakıncalı bulur az zaman kala sınava çalışmayı ama ben çalışacağım sırf keşke dememek için denemeler iyi geliyo hocalar Ankara hukuk diyorlar hem de kesin gelirmiş aklım almıyo ben daha sınava girmeden anneme babama böyle yorumlar yapmalarına deli oluyorum.Nerden biliyorsun belki sınava giremeyeceğim belki gelse de gitmem dediğim yerler gelsin diye dua edeceğim…
    Tüm öğrenciler bu tür övgüleri severler belki ama babamın hukuk konusunda bu kadar ısrarcı olması onun hırsı beklentilerinin üstüne hocaların kesin gözüyle yaptığı hukuk yorumları beni strese sokuyor normalde sakin dingin bir insanımdır ama bu son sene yaşamadım sanki hayat testler denemelerden ibaretti bu sene kendimi başlama sesiyle yarışa başlamış atlat gibi hissediyorum.O atın jokeyi babam annem,öğretmenler,arkadaşlar,çevre ve ben sadece koşuyorum.
    Ben belki psikoloji okuyabilirdim beklide felsefe ama...
    Masaya oturdum babam bugün geç gelecekmiş annem biz başlayalım dedi.Yemeğimi tabağıma kendim koydum annem ve Aynur teyzeninkini de zaten çok yorulmuştu.Yemeği çoğu defa birlikte yerdik ama bazen erken çıkardı.Tabağımdakileri hızlıca bitirdi annem bir gün boğulacaksın bari yemekte dinlen diyordu babama göre hukuk konusunda daha insaflıydı ama o da belli etmese de çok istiyordu.
    Odama çıktım masaya oturdum masanın üstünde takvim bugün pazartesi haftaya Pazar sınav oysa ne kadarda uzak geliyordu ama şimdi hissediyordum o heyecanı.
    Sabah olmuştu dünden kalan hafif baş ağrısı öyle ki gözüm kapanana kadar çalıştım nasıl yattığımı bile anlamadım.Direk kapıyı açtığım gibi yüzümü yıkadım bıraksalar akşama kadar uyurum herhalde ama geçecek sınavdan sonra çok farklı olacak her şey çıkıyım bir sınavda uzun bir süre dinleneceğim sonra büyük bir karton kutu alıp tüm öss için çalıştığım kitapları içine dolduracağım sonra koli bandıyla sanki bi daha hiç açılmayacakmış gibi bantlayacağım kutunun kapağını onların beni bu odaya hapsettiği gibi bende onları hapsedeceğim kutuya.Sonra deniz var sırada her gün gideceğim denize ve arkadaşlarım onlarla vakit geçirmeyi bile özlediğim arkadaşlarım az kaldı bunları düşündükçe sınavın bir an önce olmasını istiyorum.bu gün dershaneye gidermiyim bilmiyorum belki bütün gün evde kalırım babam kahvaltısını yapıp çıkmıştı annem de kahvaltısını yapmış koltukta oturmuş kahve içiyordu gözünü halının desenlerine dikmiş üstünden duman çıkan kahvesini kavramıştı.Bu günlerde annemle babam arasında bir şey vardı seziyorum soğukluk vardı aralarında düzelirler umuyorum.
    Kahvaltı yapmak istemiyor canım o daya çıktım üstümü bile değiştirmeden masaya oturdum.Biraz sonra eda aradı en yakın arkadaşım onun samimiyetinden hiç süphe etmedim bölümlerimiz farklı olsa bile ortak dersleri çoğu zaman beraber çalışırdık o da tıp istiyordu tek idealiydi canım arkadaşım ne de yakışır beyaz önlük sana.Beraber aynı üniversitede okumak istiyoruz zaten tercihlerimizi ona göre yapacağız çok isterim onla aynı üniversitede olmayı.Hemen telefonu açtım bütün sınıf okulun orda ki kafe de toplanmış benimde gelmemi çok istiyormuş zaten ben onsuz o bensiz eğlenemezdik ki.Canım gitmek istemiyor ama onuda kıramam of eda ama biliyorum arkadaşlık da bu onunda ısrar etmesine dayanamadım tamam dedim.
    Üstüme siyah bir tişört giydim saçlarımı iki elimle kavrayıp bağladım annemin geçen sene doğum günümde hediye ettiği mavi taşlı kolyeyi taktım annem çıkmıştı evden ve bana söylememişti bu dalgınlığının sebebinin babam olduğunu düşünüyorum sanırım aralarında bir sorun vardı.Aynur teyzeye arkadaşlarımla buluşacağımı söyleyip çıktım.
    Hava çok sıcaktı kendimi beş on dakikada yapış yapış hissettim ama oda da test çözmekten güneşi göremez olmuştum,iyi ki saçımı bağlamışım yanardım herhalde artık kolyede bunalttı biraz durdum uzun saçlarıma dolaşan kolyeyi saçlarımı yana atıp çıkardım cebime koydum.
    Az kalmıştı gelmeme iki gündür edayla görüşemiyordum.
    Denizi karşıma aldım yolun kenarında yürüyordum,birazdan kafeye girdim eda beni görür görmez masadan fırladı.hoşgeldin canım dedi.Masaya yanına bir sandalye çekti bütün sınıf vardı keşke Ayşegül gelmese usulca edaya yaklaşıp soracaktım ki Ayşegül geldi.O çok kıskanç bir kız patavatsız da ayrıca zaten en yakın arkadaşı sedef den başka sınıfta seveni olduğunu hiç sanmıyorum.Ama bunu sebebinide biliyorum annesini küçük yaşta kaybetmiş onun için çok üzüldüm bunu duyunca fakat her yaklaştığımızda bizden uzaklaştı.İnsanlar sevdiklerini her zaman yanında görmek ama o annesini çok az gördü sanırım bu büyük açığı çevresine verdi olumsuz davranışlarla gösteriyor.
    Onları özlemiştim çünkü sınıfın tamamı sınav için izin almıştık birbirimizi ikihaftadır görmüyordukonları görünce biran sınav bile aklımdan gitti taki kemal bu konuyu açana kadar
    Kemal
    _bakalım bir hafta kaldı kim neler yapacak görelim.Çıkar mı aranızdan bir hukukçu…
    Ayşegül
    _(bana dönerek)sınıfın ineğine soralım denemeler ne alem de?
    Bana inek diye hitap etmesi canımı sıkmıştı kendide çok çalışırdı ama benim ki gibi kimsenin gözüne batmazdı.Canım sıkılmıştı bir kere zaten cevap bile vermedim bu şekilde cevap vermediğim durumlarda genelde iki sebep oludu ya çok sevdiğim bir insanın beni kıracağını bilmeden ettiği bir söz ya da değer vermediğim bir insandan işttiğim kırıcı sözlerdi.Ayşegül öyle deyince bütün sınıf bana döndü biran ama eda ortamı dağıttı
    Eda
    _tamam artık zaten sınava az kaldı bugun sınav konuşmayalım lütfen.
    Sıkılmıştım zaten biraz oturup kalktım.
    Eve vardığım da Aynur teyze temizlik yapıyordu hemen çantamı cıkarıp mutfağa gittim acıkmıştım zaten ekmek arası yapıp balkona geçtim deniz çok kalabalıktı bu halini sevmiyordum daha çok turistler vardı denizde yüzen insanlar şezlonga uzanmış kitap okuyanlar sahil yürüyüşü yapanlar cıvıl cıvıl görünüyordu deniz arada paraşütçüler geçiyordu uçmak güzel bir duygu olsa gerek ama o duyguyu tattığımda bendeki değerini yitirmesini istemiyorum.Sonra deniz motorları geçiyordu onlar o hızla geçtiğinde sanki deniz yarılacak gibi oluyordu sonra yavaş yavaş düzeliyordu.
    Ama benim bu manzarayı seyredecek vaktim yoktu bir an odama geçip kalan testleri halletmem gerekiyordu.Önce üstümü değiştirdim sonra masamdaki testleri bir düzene koydum ve yine testlerle mücadelem başladı…
    Ve nihayet sınava bir gün kalmıştı inanmıyorum bir yıl boyunca çalıştığım çaba harcadığım onun uğruna az uyuduğum streslendiğim sınav yarın mı şimdi.Bir annem bir babam gelip öğüt veriyolardı hayatın sonu değil, seneye olmazsa tekrar denersin hukuk diye tutturan babam bile bunları söylüyordu ama bunları duymak istemiyordum sahte geliyordu bu sözler bana gerçekte onların böyle düşünmediklerini o sınavı kaybedersem yıkılacaklarını biliyordum zaten aynı stresi bir kez daha yaşayamazdımki.
    Aynur teyzem benim halimden anlıyordu sanki koltuğa yanıma oturdu o yaşlı ama yılmadım diyen elleriyle başımı okşadı biraz tebessüm etti sonra sana sevdiğin kurabiyelerden yaptım dedi biraz sonra mutfağa gitti.Zaten kokusunu almamak mümkün değildi elindeki küçük tepsiye büyük bardak meyve suyu ve güzel kurabiyelerini koymuştu.
    _teşekkür ederim Aynur teyze elline sağlık
    _afiyet olsun,senin imtihanın yarın değil mi?
    _evet
    _Allah yardımcın olsun yavrum.
    Sanki onun bu sözü bütün stresimi almıştı yüzünde tatlı bir tebesüm vardı bütün bu stresimin yarın biteceğini biliyordu.
    Keşke sonuç denemelerim gibi olsa ama denemelerde heyecanlanmıyorum ki of kendimi kandırabilsem sadece bir sınav diyebilsem ama kendime bunu yapmayacağım çünkü bu sınav çok önemli…
    Sınav günü gelmişti gece uyuyamamıştım da annem yedi buçuk da kaldırdı beni elimi yüzümü yıkadım üstüme rahat bir şeyler giydim masaya indim sanki bir şey yesem çıkaracak gibiydim ağlamak istiyordum babamda kalkmıştı annemin ekmeğe sürdüğü balı zorla yedim koca bir bardak da süt içirdi saat sekiz olmuştu sürekli belgeleri kontrol ediyordum kalemliğimin içine baktım iki silgi üç kurşun kalem uç iki uçlu kalem kalem traş eksik bir şey yoktu ama bana öyle geliyordu babamın gözünden uyku akıyordu dün benim yüzümden uyuyamamışlardı.Babam anahtarı aldı kalemliğimi sıkı sıkı tutuyordum elimde annem belgeleri cantasına koydu.Arabadayken sınava giden başka öğrencileri görüyordum çok kötü görünüyorlardı koltuğa yaslandım annem heyecanlanma sınavın sonuna kadar çıkma iyice düşün ama vakit kaybetme bir soruda zaten bundan sonrasını duymadım daha birçok şey daha söyledi ama bundan sonrasını duymadım zaten onları dinliyorum sanıyorlardı bir şeylere tamam diyordum ama neye olduğunu bilmiyordum bile…
    Yaklaşık bir saat sonra sınava girecektim kendimi çok kötü hissediyordum sanki sınavda bayılıp kalacaktım karnımda garip bir ağrı vardı dokunsalar ağlardım herhalde.
    Sonunda araba durdu ilkokulda giriyorum sınava bahçe doluydu aileler ve zavallı bizler bizde içeri girdik yavaş yavaş heyecanım artıyordu of çok da korkuyorum babam ilerde su satan adamdan iki su aldı geldi aslında farkındaydım onlar benden daha azla heyecanlıydılar ama belli etmiyorlardı annemin arada gözleri doluyor sonra kendini tutuyordu babam elini omzuma attı sanki güç almıştım ondan ama bana güveniyorlardı biliyorum.
    İnanmıyorum içeriye almaya başladılar su kalemlik belgeler tekrar kontrol ettim annem sarıldı bana sana güveniyorum ama hayatın sonu değil yapsan da olur yapamasan da heyecanlanma dedi.Babam da öptü sarıldı o da annemin söylediklerini yineledi o da sonra güvenlik arama yaptı içeriye girdim annemgile baktım girmeden annem ağlıyordu sessizce babam da sigara yakmış tek noktaya gözü takılmış bakıyordu.Yerime geçtim oturdum kalemliği belgelei suyu koydum biraz katlım lavaboya gittim yüzümü falan yıkadımbiraz kendime gelmiştim sanki bitecek yarım saat sonra diordum kendi kendime bitecek…
    İnanmıyorum sonun da sınav bitmişti o kadar çalıştığım sınav testler çözdüğüm sınav…masadan nasıl kalktım ve dışarıya çıktım hatırlamıyorum bile bir anda kendimi okulun kapısının önünde buldum bir an durdum herkes bir şeyler söylüyordu herkesin bir yorumu vardı,birbirlerine sınavın nasıl geçtiğini soruyorlardı ben susuyordum.
    Herkes bir an önce dışarıya çıkmak istiyordu.Birbirlerini itiyorlardı,bazıları da sessiz sessiz ağlıyordu sanki çok pişmanmış gibi...Ama ben bir duygu bile hissetmiyordum çok garipti o üç saat sanki yarım saat gibi geçti anlamadım bile başlarda ellerimde feci bir titreme hissettim sanki sınava girirince bayılacak gibiydim.Sonra hocalar iki gözlemci vardı yavaş yavaş kitapçıkları dağıtmaya başladılar kendimi daha kötü hissettim sonra birçok kural söylediler korkum artıyordu daha sonra beş dakika kaldığını ve kitapçıkları kontrol etmemizi söylediler ilk sayfayı ellerim titreyerek açtım sanki kolaydı o an bir an önce çözmek istedim.
    Sınava iki dakika kalmıştı ellerim titriyordu bir yudumsu içip kapağını sıkıca kapadım masanın en uzak köşesine koydum.Ben zaten o suyun sınavda kitapçığa dökülmesinden de çok korkardım.
    Sonra hocalar sınavı başlattı ilk soruyu iki defa okudum of bir de çözemedim ne yapacağım şimdi zaten vaktimde gitti içimden bağırmak etrafı dağıtmak ağlamak haykırmak geliyor…
    Daha onraki sorular kendiliğinden geldi zaten ama böyle kolay olacağını tahmin etmemiştim sanki dershanede ki denemeleri çözüyorum gibi hissettim daha sonradan öyle rahat hissettim ki kendimi bir an odamda soru çözüyormuşum gibi hissettim hatta vaktim kaldı o yapamadığım soruya bile döndüm ve ne kadar da kolaymış onu gördüm.
    Sınavdan yeni çıktığım da bunları hatırlamıyordum ama sonradan yavaş yavaş canlandı sınav anı gözümde merdivenlerden indim yine duraksadım gözüm annemgili arıyordu herkes ailesinin yanına gidiyor onlara bir şeyler anlatıyordu ben ne diyecektim peki..Hem iyi geçmiş gibi geliyordu hem de sanki kötü bir sonuç gelecek gibi hissediyordum.
    Annemgili görmüştüm annem ağlıyordu babamda ise rahatlamış oh be dercesine bir ifade vardı onlar etrafa bakıyorlardı ama beni görmediler.Yanlarına koşarak gittim hemen annem sarıldı bana sonra babam gülerek sonun da kurtuldun nasıl geçti dedi ikiside dikkatlice bana bakıyolardı gülerek iyi dedim gerçekten iyi ya da kötü geçtiği için değil onların bunu duymak istedikleri için dedim annem sevindi
    Annem
    _oh be bu stresten kurtuldun sonunda kızım artık testler falan yok
    babam
    _Huhuk gelir mi sence.
    Bu soruyu sonunda bekliyordum.Hukuk gelirmi gelmez mi babama gelir demem ona şuan en büyük mutluluktu ama benim düştüğüm durumun farkında bile değildi biliyorum,aslında bu soruyu sorarken benim hayır baba gelmez gibi bir cevap vermeyeceğimi belki de biliyordu ama yinede sordu bilmiyorum baba inşallah ama kesin bir şey de söylemek istemiyorum dedim babam bir şey demedi sonra annem inşallah gelir hem sen çok da çalıştın emeğinin karşılığını alırsın inşallah yavrum dedi
    Evet aslında çok çalışmıştım.Bir an önce eve gitmek istiyordum artık bundan sonrası kolaydı sınav sonuçları açıklanacak ve bende tercihlerimi yapıp Ankara hukuk a gidecektim bir hukuköğencisi gibi hissediyordum kendimi ama erkenden de bu havaya girmek istemiyordum aslında kaydırma yapmaktan da korkuyordum sanırım ya çözdüğüm onca soru kaydırma yüzünden boşa giderse of telaşlandım iyice.
    Artık eve gelmiştim şimdilik sınavı düşünmekte istemiyordum sınav artık geride kalmıştı…
    Annem babamla bana hediye olarak saat almışlardı bu biraz erkendi sanırım bu hediyenin başarılı bir sınavın sonucu aldıklarını biliyordum ama daha nasıl geçtiğini ben bile bilmiyordum.
    Evde oturuyorum yanıma bir sürü abur cubur aldım televizyonun karşısına geçtim programların hepsi yabancı geliyordu bana ne de olsa neredeyse bir yıldır televizyona bakmıyordum.Biraz sonra telefon çaldı edaydı arayan ağlaya ağlaya konuşuyordu içime bir sıkıntı düştü kesin sınavı kötü geçmişti ama eda sınava girememişti bile çok üzüldüm sanki sınava ben girememiştim of eda çok da çalışmıştı oysa şimdi bütün bu çalışması boşa mı gitmişti onun o kadar çalışma boşunamıydı.Eda yıkılmıştı ama sınava girdikten bir süre sonra bayılmış ama sınava almamışlar.
    Hemen yanına gitmem gerekiyordu bir an kendi halime şükrettim çünkü en azından sınava girdim ama o çalışmasına rağmen bu yılı tamamen gitti acba bir sene daha bu strese katlana bilirmiydi ben pek sanmıyorum ama dayanması gerekiyor.Ben kendi açımdan düşünüyorum da eğer sınava giremeyen ben olsam yıklırdım heralde bir daha ki seneye çalışmaya azmim de kalmazdı bir sene daha kaybetme korkusundan.Ama bir de şöyle bir şey var ki herkesin başarılı olması zaten düşünülemez ama eda gibi hakedip başaramayanlara çok üzülüyorum.
    Anneme söyledim hemen dışarı çıktım ben çıkarken annemin yazık kıza emeği boşa gitmiş deyip yakınmasını duydum kim üzülmez ki? Eda acaba şimdi ne haldedir zaten evleri bize yakındı hen evden çıktığım gibi hızlıca edağile gitim kapıyı annesi açtı çok ağlamıştı gözleri kızarmıştı sitemkar duruyordu.
    _gel kızım eda balkon da dedi.
    Hemen edanın yanına gittim.Beni görünce sevinip yerinden zıplayan eda geldiğimi gördü tekerar gözünü denize dikti ağlamaya başladı onlarında balkonu bizim ki denize bakıyordu sandalyeye oturmuş başını yasladığı masaya gömdü.
    Öylece bir süre ayakta bekledim ne desemde ona şuan için iyi gelmeyeceğini biliyordum onu hiç böyle görmemiştim ben zaten onu ağlarken pek az görürdüm içm acıdı kendi sınavım bile şuan umrumda değildi.
    Onun yan tarafındaki sandalye ye oturdum içimden üzülme demek gelmiyordu çünkü hiçbir etki etmeyeceğini biliyordum nasıl oldu demeyi hiç istemiyordum onu bu daha da üzebilirdi ne söyleyip de onun bu üzüntüsünü alabilirdim biraz dışarıda yürüyelim mi dedim hiç ses çıkarmadı dünyanın sonu değil,tekrar girersin bir sene o kadar da büyük bir kayıp sayıkmaz bu kadar büyüttüğümüz için sınavı böyle oldu bu sadece bir sınav ve seni üzecek kadar önemli değil tamam ideallerimiz var ve bunları gerçekleştirmek için bu sınava ihtiyacımız var ama o idealler bir sene daha bekleye bilirler hem de daha da büyürler…
    Bilmiyorum bu sözlerim onu rahatlattı mı ağlamıyordu artık boş boş denize bakıyordu bir süre böyle durduk sonra masadan kafasını kaldırdı derin bi nefes aldı doğrulup bana baktı ben de kalktım aklından bir şeyler geçiriyordu belli ama ağlamıyordu en azından bu da bişeydi.
    Yalnız kalmak istiyorum dedi onu anladım zaten sıkma canını canım arkadaşım dedim o odasına gitti bende annesine söyledim gideceğimi senin ki nasıl geçti kızım dedi
    Çok iyi değildi Emine teyze dedim öyle olmadığı halde.
    Çünkü belli etmese de içinde bir isyan olduğu çok çalıştığı halde kızının sınava giremeyişini kendine yediremeyen bir anne vardı karşımda.
    Artık benim için hayat çok farklı olacaktı ama daha sonuçlar var onların stresi var belkide kendimi çok kaptırmamam gerek belki kaydırma yaptım uf belkide sıralamam çok düşük…
    Ne gariptir insanın kendini kötü bir şekilde telkin etmei neyse artık bunları takmamalıyım şükürler olsun en azından sınava girdim benim canım arkadaşım ya nasılda üzüldü bunu nasıl atlatacak bende bilmiyorum ama sanırım bir süre yalnız kalmaya ihtiyacı var çünkü onla konuşmak istedikçe onun iyice içine kapanacağını biliyorum.
    Sabah annemgilin tatil planıyla uyandım oh be ne güzelmiş insanın sabah erkenden kalkıp ders çalışmaması kendimi biraz amaçsız hissettim gerçi ama bu duruma alışmam zor olmadı.Annem konyadaki annannemgile bir haftalığına gidelim diyordu kaynanasıyla annemden çok anlaşan babamında hiç itirazı yok gibiydi.Biraz sırıttı.
    Babam
    _Acaba hangimizi daha çok özlemiştir.
    Annem halinden memnun o da gülümseyerek:
    Annem
    _Zaten her aradığım da damatıma iyi bak diyor.Artık nasıl sevdirdiysen kendini.
    Babam
    _Ne zaman gitmeyi planladın
    Annem
    _Haftaya gidelim diyorum sen şirketten izin al ona görede bir plan yaparız.
    Ben Konya’yı seviyordum zaten benim için planlanmış bir olaydı ama sabah kahvaltısında yine sınav konusu açıldı.
    Babam
    _Rahatlamışsındır artık kurtuldun bak stresten.
    Annem
    _bence bizde kurtulduk stresten deniz kadar ben de heyecanlandım ve sende ama en kötüsüde sen sınav oluken beklemekti.
    Sonra bana tatlı tatlı baktı sandalyesinden bana eğilerek kocaman bir öpücük kondurdu yanağıma.
    Annem benim kim annesini sevmezki ama benim kadar seven en kötüsü onlardan ayrılmak zaten bensiz ne yaparlar bilemem işte bu zamanlarda keşke bir kardeşim daha olsa dediğim oluyor gerçi sevgilerinin bölünmesine dayanabilirmiydim bilelmem ama bu konuda sanırım çok bencilim.
    Babam
    _Deniz sen bugün ne yapacaksın kızın?
    Açıkçası ben de bilmiyorum sınav olmadan önce okadarda plan yapmıştım oysa babam istersen benim yanıma şirkete gel diyordu bilmem belki gelirim dedim sırf oyalanmak için babasının işyerine giden küçük bir kız olmak istemiyordum.
    Babam hemen kabul edeceğimi düşünmüştü biraz burun kıvırdı.Onu üzmeyi onları kırmayı hiçbir zaman istemem tamam babacığım gelirim dedim.Yüzünde sanki bir galibiyet ifadesi vardı ama bu durumda şikayetçi değildim olamazdım ki onların sevinmesi özellikle benim onları sevindirmem bu benim için en güzel duyğuydu zaten hep onları gururlandırmak isterim.
    Annem
    _istersen evde biraz dinlen öyle git şirkete.
    Bu tavsiye hoşuma gitmişti birkaç saat yatakta kaygısızca dinlenmek kahvaltıyı yaptıktan sonra geçip koltuğa gmüldüm televizyonda ki proğramlara öyle yabancıydım ki sanki bir yıl boyunca başka bir dünyada yaşıyordu birini açp uzun süre televizyonun karşısında durdum annemgil çoktan gitmişti.Zaten Aynur teyzede gelmişti o pek konuşkan biri değildi içeri girerken hoş geldin Aynur teyze dedim çığırtkan bir sesle o pek alışkın değildi beme televizyon karşısında görmeye o geldiğğinde ben genllikle odamda sorularla boğuşuyor olurdum nasıl geçti kızım sınavın dedi benim gülümseyerek kerşılk vermem onu tatmin etmiş gibi görünüyordu.Kaygısızca iyiydi aynur teyze dedim.
    Onunda yüzünde tatlı bir tebessüm gördüm sevindiği belliydi.
    Aynur teyze
    _İyi bakalım kızım Allah bundan sonra yardımcın olsun bir aksilik çıkmaz da inşallah hyırlı bir avukat olursun kızım.
    Ah Aynur teyzen bu duaları öyle hoşuma gidiyorduki sanki o ne dilerse olacakmış gibime geliyordu beni dualarıyla memnun ettiğimi anlamış gibiydi.
    Aynur teyze
    _Bugun istediğin bir şey varmı sana yapayım dedi öyle kırılgan sorduki yapma desem üzülecekti sanki zaten uzun zamandır sınavdanmıdır istediğim şeyleri bile yiyemiyordum aslında çok şey isteyecektim şey diye başladım Aynur teyzemde başına yemenini örtüyordu tarçınlı kurabiye bide yaprak sarması istedim bu isteğim on mutlu etmişti zaten o başkalarını sevindirmekten hoşnut olan bir insandı sağgol aynur teyzen dedim.
    Aynur teyze
    _Ben şimdi yaparım sana kızım dedi bir yandanda kahvaltı sofrasını toplamaya koyuldu yardım etmek için yanına gittiğimde bana
    Aynur teyze
    _Sen otur zeten beynin yoruldu senin dinlen biraz sen sonra benei tatlıca itti.
    Ben yine televizyonun karşısına oturdum yalnız bugün babamın yanına gidecektim.
    Bundan sonra hayatım nasılolacal mesleğim kazandığım yer yeni tanışacağım insanlar bunları çok merak ediyordum ama açıkcası şimdiden bunları düşünmekte istemiyordum.
    Benim hazırlanıp babamın yanına gitmem gerekirdi ama mutfaktan gelen kokular buna engel oluyordu sonuçta babama akşamda gidebilirdim birazdaha gömüldüm koltuğa acaba sınıftakiler ne yaptı aslında bu soruyu daha önceden herkes gibi sınavdan sonra merak ediyor olmam gerekirdi beklide ama kaygısızlığım beni yönetiyordu.
    Telefonu elime aldım.Balkona geçtim yine deniz masmaviydi cıvıl cıvıl parlıyordu adeta gerçi gün batımının yerini tutamaz ama sanırım sınavdan sonra bakış açımdada biraz değişmeler oldu canım denize girmek istedi ama bunu şimdi yapmıcam.
    Elimde ki telefon rehberinde Ahmet’in numarasına baktım hemen tuşları girdim ikinci çalışında telefonu açtı sanırım yeni uyanmıştı ses tonu öyleydi geç uyanmaya uyum sağlamak zor olmuyor zaten kahvaltı yapıyormuş bende yeni kalktım dedim.
    Ben
    -Sınavın nasıldı nasıl geçti
    Ahmet
    -sanırım iyiydi ama tam bilemiyorum ya zaten psikoloji gelir gibime geliyor.
    Bir insanın sadece kendi istediği mesleği yapacak olması ne güzel Ahmet bunu başarmıştı kimse onu etkileyememişti aslında ben ona daha birçok daha yüksek puanlı mesleklerin geleceğini biliyorum ama o idealini yapacak onun için mutluydum.
    Ahmet
    -Senin nasıl geçti bir sorun falan olmadı değimi?
    Bu sorunun sebebi de benim stresli olmamı bilmesiydi zaten.
    Ben
    -yok bir sorun olmadı heyecan oldu ama büyütülecek kadar değil ben zaten biliyorsun hukuk istiyorum ve gelir gibime geliyor inşallah Ankara hukuk olur.
    Ahmet
    -Sen hangisini istiyorsan o olur inşallah.
    Bana sen hangisini istiyorsan dedi ama ben ne istediğimi bilmiyordum ki yalnızca bunu istemem gerektiğini biliyordum bir süre sustu suskunluğu o bozdu gülerek
    Ahmet
    -Şimdi Ankara da ben psikoloji sen hukuk mu okuyacaksın?
    Bunu söylerken sesin de hiç memnuniyetsizlik sezmedim gayet ciddi söylemişti.
    Ben
    -Bilmiyorum beklide
    Sanırım Ahmet’in kahvaltısını bölüyordum sen kahvaltını yap sonra konuşuruz yine dedim ne düşünüyorsam Ahmet’e direkt söyleyebilirdim o samimiyette gördüğüm biriydi.
    Ahmet
    -Tamam o zaman kendine iyi bak görüşürüz aslında yarına bir işin varmı?
    Ben
    -Yok bir plan yapmadım zaten
    Ahmet
    -Yarın dışarı çıkalım o zaman benim gibi seninde sınavdan biraz uzaklaşman gerek
    Ben çok memnun olmuştum aslında o kadarda planım vardı ama yarış atı gibi koşturduğum bir yıl beni çok yormuştu şuan sadece oturmak istiyordum.
    Ben
    -Tamam olur bana da değişiklik olur hem nerde buluşuruz ama cevabı da ben verdim zaten Yaren kafe de buluşuruz.
    Ahmet
    -Tama bana uyar iki de buluşuruz görüşmek üzere o zaman.
    Ben
    -Tamam görüşürüz.
    Ahmet’le aramızda ilişkiyi bu yüzden seviyordum ne zaman bir etkinlik yapmak istesek hemen kararlaştırıverirdik uyarız birbirimize ve yakınmayız bu durumdan.
    Aynur teyze tarçınlı kurabiyeleri yapmıştı sanırım mis gibi kokular geliyordu sıcak bir tane almak için mutfağa gittim onun bu kadar eli çabuk olması yaşına göre beni şaşırtıyordu.Daha tam pişmemişti üstünün biraz daha kızarması için fırına koyacaktı ki ben hemen bir tane uzanıp aldım elimi yakıyordu nasılda sıcakmış hemen elimden fırlatmak istedimama sakince emen masaya koydum.Hemen önce elimi suya tuttum Aynur teyze beni tebessümle seyrediyordu.
    Aynur teyze
    -Ah kızım ne yaptın sen bak elini yaktın sudan çektiğim elime baktı kızarmamıştı bile sadece acıdı.
    Ben
    -Yok Aynur teyze bir şey zaten sadece acıdı biraz o kadar.
    Biraz sonra gözüm masadaki kurabiyeye ilişti soğumuştu da zaten elimi altına koydum çok da güzel yapmıştı eline sağlık Aynur teyze afiyet olsun kızım dedi yüzünde memnuniyeti görünce mutfaktan çıktım elimdeki kurabiyeyi bir yandan yiyordum dökmemeye gayret ederek.Odama geçtim en azından hazırlanmalıyım babama gideceğime söz verdim.Üstüme mavi bluzumu kotumu giydim saçları salacaktım bugün saldığım saçlarımı iki yandan toka taktım.
    Aynur teyze
    -Babanın yanına mı gideceksin kızım?
    Ben
    -Evet Aynur teyze sabah gel dedi bana da değişiklik olur zaten yapacak bir şey yok sanırım amaçsız kalmıştım sınavdan sonra bende böyle bir boşluğun olabileceğini hiç düşünmemiştim açıkçası.Aynur teyzede bana kenarları kıvrımlı tabağa özenle yerleştirdiği kurabiyeleri getirdi yanına da büyük bir bardağa portakal suyu afiyet olsun kızım dedim yüzümde ona karşı tatlı bir gülümseme vardı hep insanları memnun etmeye çalışan o tatlı kadın benim sebep olduğum dağınıklığı toplamak için mutfağa gitti eminim yaprak sarmasını da akşam yapardı.
    Elimde tabak bardak hafif adımlarla balkona yürüdüm yine dışarıyı seyretmeye dalmıştım kitap okuyan insanlar sahilde yürüyüş yapan çiftler deninde yüzen bir sürü insan…
    Bu arada bardağı yarılamıştım kurabiyede ağzımda tatlı tarçınlı bir tat bırakıyordu.Konya fikri geldi annemin Konya çok güzeldi annannemi de en son bize Antalya’ya geldiğinde görmüştüm tatlı annannem benim çok şevkatli bir kadındır onun çocukları ve bizim için yapamayacağı şey yoktur ama dayımı daha çok sevdiğinden yakınır annem hep bide hepsinin en küçüğü teyzem o da bu sene yirmi iki yaşına girdi truzim bitirip Konya’da bir truzim şirketin de işe başladı.dayım da polis ve annannem onun için endişelenir çoğu defa kolay değil işi sonuçta ama sonuçta istediği meslekti bu dayımın keşke idolümde olabilseydi.
    Gidip elimi yıkadım dişlerimi fırçalayıp babamın yanına gitmeye koyuldum.
    Yeni bir gün daha sınavda çıkalı iki gün oldu daha bu bunalımdan çıkamadım saat çok geç olmuştu annemler çoktan gitmişti zaten Aynur teyzede gelmişti bana kahvaltı hazırlıyordu darmadağınık saçlarımı arkaya atarak günaydın dedim güler yüzle karşılık veri bana.
    Bugün Ahmet’le buluşacaktım unutmamam gerekiyor iki de buluşacaktık daha iki saatim vardı.
    Biran aklıma Eda geldi acaba nasıl bir durumdadır ki diye düşündüm sırf formaliteden olsun diye de arayıp üzgün halini görmek istemiyordum.Ama daha iyi olmasını umut ediyorum acaba tekrar sınava aynı tempoda çalışacak gücü kendinde bulabilecek miydi eskisi gibi istekle çalışabileceğini sanmıyorum kendimi onun yerine kendimi koyuyorum da ben daha güçsüz olurdum herhalde.
    Bu sabah biraz iştahlı olduğumu hissediyorum masaya oturdum Aynur teyze mutfaktaydı çayımı doldurdum sanırım sınavdan mıdır ne çayın bu güzel kokusunu bile şimdi fark ediyorum.İştahlı bir kahvaltı yaptım şimdi gidip hazırlanmam gerekiyordu insanları bekletmek hoşuma giden bir durum değildir çünkü.
    Gidip üstüme üstünde renkli çiçekler olan bir elbise giydim saçlarmı özenle taradım makyaj falan yapmayı seven biri değildim zaten onun için benim hazırlanmamın kolay olduğu söyler annem o benden daha bakımladır zaten kendime bakmadığımdan pasaklı olduğumdan yakınır durur hep pasaklı bir hukukçu…
    Yarım saat kalmıştı Aynur teyze çok güzel göründüğümü söyledi o mavi gözlerimi ortaya çıkaran mavi giysilerin bana yakıştığını söyler zaten Aynur teyzenin birinin hakkında kötü bir şey söylemesi aklımda geçmek o hep iyi yürekli benim için.
    Dışarıya cıktım beklemeyi hiç sevmezdim zaten yaren kafe yakındı buraya zaten on dakikada varırdım.Deniz bu derece sıcak olduğunda ve parlak kimseyi merkezde görmek mümkün olmuyor herkes sahilde neredeyse bende yarın gireceğim denize özledim denizi biraz sonra kafeye vardım Ahmet’de yeni gelmişti zaten tatlı tatlı gülümsüyordu o sınıftaki çoğu insandan farklı biriydi benim için o düşünceli biriydi isanları kırmayı sevmezdi açıkcası onunla aynı üniversitede olmayı çok isterim bilmiyorum beklide aynı üniversitede farklı bölümlerde olacağız ama o istediği bölümü okuyacak ben isteyip istemediğimi bilmediğim bir bölümü.
    Aslın da konuşacak çok şeyimiz vardı ama biraz sustuk eda dedim biliyor musun? Evet dedi ama samimi bir şekilde üzgün olduğu belli oluyordu sınav konuşmak itemiyordu.
    Ahmet
    -Ben senin de psikoloji okuyabileceğini düşünmüştüm.
    Düşünmeksizin ağzımdan benimde çıktı.Ama neden hukuk diye sormadı belki çok düşünceliydi belki de küçük bir ihtimal ama umursamamıştı nedenini benim gözümdeki Ahmet’e düşünceli olması daha çok yakışıyordu.ona karşı hep bir yakınlık hissediyorum nasıl bir histir kendim de bilmiyorum ama şuan çok sevdiğim ir arkadaşım ondan eminim sadece.
    Ona Konya’ya gitme ihtimalimizden bahsettim o da gitmişti okul gezisinde ama tam bilmiyordu gerçi bende tam bilmiyordum ama çok seviyordum orayı bir dinginlik vardı orada oraya gittiğimde dinlendiğimi hissederdim ben.
    Beraber üniversiteden beklentilerimizi konuştuk belki çok şey umuyordk belide gerektği kadar ama umuyorduk bir şeyler sonuçta.
    Kafe de uzun uzun konuştuk zaten okuldaki anıları konuşup güldük güzel lise anıları yaşadığımı fark ettim dışarı çıktık biraz yürüyüş yapmaya karar verdik aslında sahile gicektik ama kalabalık oludu sahil yolunda biraz yürüdük onunla paylaştığımız şeyler değerliydi benim için.
    Ahmet
    -Bellimi olur belki Konya’da okursun
    Ben
    -Olabilir aslında ama hiç düşünmemiştim
    Ahmet
    -Sanırım hukukta kararlısın
    Hı diye bir ses çıkardım birçok insan hukuk ister ama puanı yetmez giremez oysa ben yetecek olduğu halde burun kıvırıyorum yaptığım şey kendime haksızlıktı önüme dayatılmış bir meslek ama babamı annemi memnun edecektim.
    Ahmet de çok şey soracakmış da susan bir ifade vardı her zaman olduğu gibi bana göre o kendini karşısındaki üzülmesin diye frenliyordu.
    Onun işi varmış zaten beni eve bırakmasını ancak orda işi olduğu için kabul ettim.dışarıya çıkmam iyi olmuştu açıkçası açılmıştım biraz bizim eve yaklaştık.
    Ben
    -Görüşürüz kendine iyi bak.
    Ahmet
    -Sen de görüşürüz.
    Yorulduğumu hissettim kapıyı anahtarımla açtım içeriye girdim Aynur teyze akşam yemeğini yapıyordu yorgun ama canlı görünmeye çalıştığı ses tonuyla hoşgeldin nasıl,gezdiniz mi dedi.Onun bu sorularını hesap Verme gibi görmezdim aksine onunla sohbet etmek hoşuma bile gidiyordu
    Hoş bulduk dedim iyiydi gezdik yürüdük biraz falan.Gidip ellimi yüzümü yıkadım üstme rahat bir şeyler giydim biraz uzandım.
    Sanırım bayağı uyumuşum oysa sadece dinlenecektim annemgil oktan gelmiş Aynur teyze gitmişti üstümü de örtmüşlerdi sanırım cidden yorulmuşum be şimdi onu anladım.
    Annemlerin yanın da biraz oturdum mutfağa gittim sarmayı yapmıştı biraz tabağa koydum onların yanına oturdum.En kötüsü de ben üniversiteye gittiğimde onlardan uzaklaşacak olmamdı bari uzak yeler olmasaydı dayanamazdım sanırım ben onlara çok bağlıyım bunun en önemli nedeni sanırım tek çocuk olmamdı ve onlar için en kötüsü.
    Yine Konya konusu açıldı bu kadar çabuk olacağını sanmamıştım ama üç gün sonra gidecekmişiz işten izin de almışlar çok sevinmiştim seviyordum Konya’yı çünkü hem orda Mehtap da vardı dayımın kızı benden bir yaş küçük ama çok iyi anlaşırız onunla hiç sıkılmam ben onlar Ankara da oturuyorlar ama o şimdi Konya da bütün yazı annannem de geçirir o çok sever annannemi küçüklüğünden beri çok sık görüşürler ara sıra ilişkilerini kıskanmıyor değilim aslında.Ama o hep ananemin yanındaydı bense her yıl bile görmem.
    Sanırım bavulları hazırlamamız gerek bir an aklıma Konya da kampusü gezmk geldi zaten Selçuk Üniversitesi çok büyüktü ama hayallerim Ankara’ydı.
    Ama Mehtap’la giderdim zaten ben o da fen lisesine gidiyordu o tıp istiyordu İstanbulda okumak istiyordu hep başarırdı da zaten bir aksilik olmadığı sürece sanırım çok umama rağmen yinede uykunu alamamışım esnememe dayanamadım sonra annemle babam da televizyon seyrederken ben yatmaya gittim.
    Sınav zamanında aralarında bir gerginlik vardı iyi görünüyorlardı ama yinede bir sorun vardı aralarında.
    Onlar pek kavga etmezler ama ettiklerinde de büyük olur.Ben sekizinci sınıftayken ayrılmak üzere olduklarını hatırlıyorum da çok kötü bir durum ama o zaman anlamamıştım ne kavgalarını ne sebebini ama artık anlayacak olgunluğa eriştim bunu onlarda biliyorlar ve bana karşı birbirlerinin davranışlarına daha çok dikkat ediyorlar bunu özellikle sınav döneminde görmüştüm ama şimdi her patlayacak fakat patlayana kadar sakin bombalar gibi duruyorlardı.
    Artık Konya’ya gitmemize bir gün kalmıştı bavullar çıkmıştı annem askıdan aldıklarını özenle yerleştiriyordu ben olsam böyle bir zahmete katılmadan hepsini davullara dürmeden atardım herhalde bunu bilen annem o yüzden toparlanma işine beni karıştırmıyordu.
    Zor oldu ama sonunda çıkabilmiştik çok sevinçliydim en güzel yanı arabayla gitmenin bütün arka koltuğun bana kalmasıydı.
    Annannem acaba sınava girdiğimi istediğim bölümü biliyormuydu çok merak ediyordum benimle ne kadar ilgili bilmek istiyordum.
    Annem de bir acele vardı sanki işini yavaş yapsa bitmeyecekti ama tez canlı biriydi işini çabuk bitirmeyi severdi.Konya'da nereleri gezeceğimi bile önceden tasarlamıştım ama kesin gideceğim biyer kampüstü sadece görmek için orada okumak gibi bir hayalim yoktu zaten.Annanem dedem öldüğünden beri teyzemle yaşar ama yalnız kalacak birgün onun Yalnız kalmasına dayanamam yaşlı bir kadını yalnız kalması...
    Oturduğum koltuktan annemin sesiyle irkildim.
    Annem
    _Ahmet arıyor Deniz gelsene
    Ben
    _Tamam geliyorum
    Acaba neden armıştı onun aradığını duyduğumda ufak bir heyecan hissettim neden ki o benim sadece arkadaşımdı zaten başka birşer olamazdı.annem telefonu elime verdiği gibi yine koşuşturmaya koyuldu.Telefonu elime verdiğini Ahmet duymuştu sanırım.
    Ahmet
    _Nasılsın Deniz
    Ben
    _İyiyim sen?
    Ahmet
    _Benden de iyi aynı işte.Ben yarın için bir planın varmı diye soracaktım.
    Şuan bir işimin olmamasını isterdim.
    Ben
    _Biz yarın Konyaya gideceğiz.
    Ahmet
    _Konya mı ne Konyası tanıdığınız falan mı var ki.
    Ben
    _Annanem var orda onun yanına gideceğiz ya sen ne diyecektin.
    Ahmet
    _Önemli Bir şey değildi,iyi ya Konya çok güzel bir yer bende tam gezdim sayılmaz ama bilirim güzel yerlerini.
    Şaşırmıştım aslında Konya'ya gitmesine ama o zaten çok gezen biridir eminim hakkın da fikri olmadığı çok az yer vardır.
    Ben
    _Ben de öyle ya çok bilmem aslın da ama severim orayı.
    Ahmet
    _Tamam o zaman kendine iyi bak görüşmek üzere.
    Ses tonunda bir yumuşaklık vardı herzaman ki gibi ama bozuldu sanki giitmeme Ya da benim kuruntum sadece bu.
    Ben
    _Tamam görüşürüz sende kendine iyi bak .
    Telefonu elimden bıraktım uyuşukluk vardı bugün üzerimde ama anneminde bana toplanmamız için yardım etmeme izin vereceği yoktu ben dağınık bir kızdım ona göre.
    Bir an aklıma eda geldi aramayı düşündüm ama acaba nasıldır onun kötü halini görüp üzülmekte istemiyordum ama aramaya karar verdim telefon uzun süre sonra açıldı annesi açtı.
    Ben
    _Ben Eda'nın arkadaşıyım da acaba nasıl oldu diye merak etmiştim.
    Biraz duraksadı sanki iç çekti önce Eda İstanbula teyzesinin yanına gitti sanırım bu sene yine dershaneye gidecek ne kadar kaldırır bilemem ama.
    Ben sadece tamam dedim diyecek ya da söyleyecek başka birşeyim yoktu.
    Ben
    _Teşekkür ederim görüşmek üzere.
    Annemin yanına gittim işini bitirmek üzereydi zaten birazda açlık hissediyordum aklım da gidip bir şeyler yapma fikri vardı geçi bildiğim pek fazla yemek yok ama annem dışarıdan birşeyler söylememi istedi bana da sadece tabak ve bardakları hazırlamak kalmıştı bugün Aynur teyzede gelmemişti zaten o olsaydı neler hazırlamıştı şimdi.Bugün üçüncü defa telefona yaklaştım.
    Sonunda Konya'ya gidiyoruz Aynur teyze kahvaltı sofrasını kaldırıyor babam eline bavulları aldı kapının önüne koydu annem de çantasını aldı ama eksik Bir şey olmadığı halde yine evde dönüp duruyordu o bunun herzaman ki halidir biraz panik durumu en azından aynur teyze birkaç hafta dinlenecekti.Aynur teyzeylee vedalaştıktan sonra kapının önüne oturup ayakkabılarımı düzensizce ayağıma geçiriyordum annem bana kızıyordu çantasını arabanın arkasına koyarken.
    Annem
    _Oturma o pis yere.
    Hiç ses çıkarmadım zaten annemde cevap beklemiyordu hemen diğer ayakkabıyıda giyip ayağa kalktım.
    Arabanın arkasına kuruldum hareketsizce Aynur teyzeyi izledi gözlerim araba dönene kadar .Uzun süre annemle babam konuşmadı.Aralıksız üç saat falan gitmiştik annemle babam pek konuşmuş değillerdi benim de konuşasım yoktu gerçi.Yolun kenarındaki bir restaurant da oturmak istedi annem babam ilk gördüğüne döndü zaten araba kullanan yoruluyordu tek yolculuklarda Tıpnaz tepe diye bir yerde durduk tatlı bir yerdi iki katlıydı üst katına çıktık birazda yüksekte olmasından Toroslar muhteşem görünüyorduen uçtaki masaya geçtik ve az bir süre geçmesine rağmen ne kadar acıktığımı farkettim.
    Sanırım yaklaşık bir saat kalmıştı İç Anadoluya girdiğimizi kel tepelerinden anlayabiliyordum zaten antalyadan çıkarken gözümü dolduran mavi ve yeşili bura da kahverengi almıştı ama Ankara da böyleydi ki zaten ama orası benim hayalimdi gerçekten orayı istiyordum hangi bölüm istediğimden çok.
    Sonun da Konya'ya girmiştik.Burası bana biraz yabancı geldi ilkin ama sonra alıştığımı hissettim.Evin öüne vardı koşarak apartmanın önüne geldim kaçıncı kat olduğunu bilmediğim için elinde çantalar annemgili beklemek zorun da kaldım onlara yardım etmediğim için biraz bencil olduğumu düşündüm.Dış kapı açılınca üçüncü kata çıktım hızlıca,kapıyı hızlı hızlı çarpıyordum.Birkaç çalmadan sonra annannem kapıyı açtı uzun süre görmediğim için biraz yabancılık olabileceğini düşünmüştüm ama öyle olmadı hemen boynuna sarıldıl yine mis gibi kokuyordu yumuşak bir teni vardı sonra annem sarıldı babam elinde bavullar olduğu için arkadan geliyoyordu annanem damadını severdi zaten her telefonla konuştuğumuzda hem babama hem bize hissettirirdi bunu annem kıskandığını söylese bile biliyorum hoşuna gidiyordu aslında.
    Annanem
    _Yavrum nasılsınız,yol nasıldı yoruldunuz mu?
    Babam
    _İyiyiz anne yol pek yorucu değildi sen nasılsın?
    Annannem
    _İyiyim yavrum sağol.
    Bana döndü tatlı tatlı bakarak:
    Annanem
    _Deniz'im senin sınavın nasıl geçti.
    Aslın da sınavım hakkında bir bilgisinin olmadığını düşünmüştüm oysa annemgil her konuşmaların da anlatmışlardı.

    Ben
    _Güzeldi annanem ama tam bilmiyorum eğer bir sorun çıkmazsa hukuk gelir gibi.
    Annanem
    _Konya'yı da yaz olurmu keşke yanım da okusan ben başka ne isterim ki.
    Konya da okumak daha önce hiç düşünmediğim bir konuydu bu ama sonuçta beim hayallerim vardı idealim Ankara'ydı zaten küçüklüğümden beri ilgi duyarım oraya nedendir bilmem pek de bir bağlantımız yoktur oysa sadece gitiğimiz okul gezisinden edindiğim izlenimler ama eğer puanım yetmeseydi ya büyük bir hayal kırıklığı olurdu heralde.
    Ben
    _Ankara'yı istiyorum ben annanne.
    O hep iyi temennilerde bulunurdu Allah yardımcın olsun kızım dedi ama hep samimiydi benim için hem de tatlı bir kaynana idi.
    Akşama kadar dinlendik tahminettiğimiz gibi etliekmek yaptırmıştı bize Konya'nın en sevdiğim şeylerinden biri yemekleri...
    Aklım da akşam Alaaddin tepesine çıkmak vardı ve kabul ettiler zaten annanem ben gelmem falan dediyse de dayanamadı kabul etti yine.Orası çok güzel bir yerdir en tepedeki kafelerden birine oturduk canlı müzikte vardı ben çok eğlendim o günciddden sınav sonucunun aklıma gelmediği bir gündü.Eve vardığımızda oturmadan uyuumaya gittim yorulmuştum.
    Konya da uyanmak daha annemgil uyuyordu kaçta yattılar bilmiyorum ama erken yatmazlardı onlar.Annanem kalkmıştı ama kahvaltı hazırlıyordu arkası dönüktü gidip yanağından kocaman öptüm oda beni öptü.
    Annanem
    _Günaydın yavrum.
    Ben
    _Günaydın annanem yüzümü yıkayım da ben de yardım edeyim sana.
    Gözlerimin şiştiğini farkettim çok uyumuştum sanırım ya da hava değişiminin zaraları.Saçlarımı arkadan topladım mutfağa gittim mis gibi börek kokusu geliyordu iştahımı açıldığını farkettim iştah açıcı bir sofra hazırlamıştı.
    Annanem
    _Yarın Mehtap gelecekmiş dayın gönderecekmiş
    Ben
    _Cidden mi annanne Mehtap mı gelecek.
    Gerçekten çok sevinmiştim benim çılgın kuzenim hem de çok iyi bir kız ama benim yaşadığm sınav stresini yaşayacak olması ne kötü bu ble beni üzüyor aslında liseyi geçtim daha altıncı sınıfta bir yarışa sürüklenmemiz ne kadar doğru acaba gerçek bilgi birikimini ortaya çıkarıyormu ki Eda mesala çok çalıştı ama giremedi heyecandan Eda gibi kaç insan var ne kötü bu.
    Annanem çayıda koydu sorramız hazır oldu sıcacık börekleri masya koyunca annemgil uyanmıştı babam üstünü giyiniyordu annem de yüzünü yıkıyordu.Babam bir haftalığına da olsa takım elpiselerden kurtılmuştu Zaten hiç getirmemişti hep eşofman koymuşlardı davullara.Annem sofrayı görünce
    Anne
    _Neler hazırlamışsın ane ne zahmet ettin böyle.
    Babam da geldi günaydın dedi masaya otururken.
    Babam
    _Anne alıştırma beni böyle sofralara.
    Annanem hazırlardı her zaman zaten o damadın bakmayı memnun etmeyi severdi.Yarın
    mehtap gelecekti buna cok sevinmiştim.Onun Ankara da olmasına hep imrenirim ama Antalya'yıda çok seviyorum bazen kötü bir bölüm olsa dahi

    Ankara'da okusam mı diye düşünüyorum ama babam hep kızar bu fikrime önemli olan senin bölümün der hep.Evet doğru ama ne yapayım benim de hayalim orası.
    Bugüm Mehtap gelecekti karşılamaya otogara babamla ben gittik biraz sonra Mehtabın otobüsü geldi her inen yolcuya bakıyordum en son Mehtap indi zaten saçları uzamıştı çok yakışmıştı ona sanırım boyu da uzamıştı sarıldığım da anladım bana sınavla ilgili arabaya gidene kadar bir sürü soru sordu bu sene gireeği için tedirgindi ben de o tedirğinliği üzerinden atan biriydim kısa kısa cevaplar veriyordumzaten sınav konuşmakta istemiyordum ama açıldı bir şekilde işte arabaya bindik ben gezmek istiyordum o da benim gibiydi zaten.
    Ben
    _Bugun ya da yarın kampüse gidelim mi?
    Mehtap
    _Olur gidelim sen niye gitmek istiyorsun ki Ankara'yı istemiyormusun sen,
    Ben
    _Zaten orayı istiyorum ama burayıda merak ediyorum.
    Mehtap
    _Yarın gideriz o zaman olur mu.annanem nasıl halam falan nerden geldi aklınıza gelmek.
    Ben
    _Hepsi iyiler annanem seni çok özlemiş zaten.
    Eve vardık Mehtap ayakkabılarını çıkarmadan annanemin boynuna atıldı onlar daha sık görüşürlar ama birbirlerinide çok severler.
    Kahvaltımızı yaptık biraz ilerledikten sonra dolmuşa bindik yol uzun sürdü ama merak ettiğim için sıkılmadım kampüsü çok büyüktü güzeldi de.En çok dikkatimi hukuk fakültesinin binası çekti açık eflatun gibi bir rengi ver balkonları tarihi eser gibi bir görüntü veriyordu.
    Mehtap
    _Tıp fakültesi nerde acaba?
    Ben
    _Bakarız şimdi.Nasıl sence güzel mi?
    Mehtap
    _Güzel ama ben en çok tıp fakültesini merak ediyorum.
    Şaşırmamıştım güzel derken bile pek beğenmiş görünmüyordu.Tıp fakültesini ararkan bile arada dönür hukuk fakültesine bakıyordum dikkatimi bu derece çekmesi beni şaşırttı doğrusu.
    Mehtap
    _Bak ne güzelmiş bu fakülte.
    Aslında bina olarak çok belirgin farklar yoktu ama bizim ilgilerimiz farklı olduğu için bize öyle görünüyordu.Beğenmişti onun istediği başkaydı İstanbul istiyor o başarırda ama ailesinden uzakta yapabilirmi onu bilemem.
    Eve döndüğümüzde annemgil oturuyordu.
    Babam
    _Nasıl beğendin mi?
    Ben
    _Güzel büyük bir üniversitesi var.
    Annem
    _Belli mi olur belki burası gelir.
    Babam
    _Biz Ankara istiyoruz ama.
    Annem
    _Öyle demeyin beli olmaz daha tercihleri yapmadık.
    Babam ve ben Ankara istiyoruz hem de çok sanırım hayranlığımın nedeni
    ankara'ya babam oldu ve sadece istediğim şehri değil mesleğimide etkiledi.
    Artık eve gitme vakti yaklaşıyordu burayı çok sevmiştim Mehtap'la sürekli geziyorduk onunla eğlenebiliyordum aslında burada bir süre daha kalmak iyi olacaktı Mehtap da kalmamı isterdi zaten annannem benim o zaten gitmemi hiç istemiyor ki.
    Ben
    _Konya çok güzel demi baba
    Babam
    _Evet güzel,selçuk üniversitesini de beğendin değil mi sen?
    Ben
    _Evet orası da çok güzel.
    Babam
    _Ama ben senin Ankara da okumanı isterim.
    Babam ve istek gibi görünen ama emir niteliği taşıyan kararları.Sanki benim kararıma bırakmış gibi sanki hayatıma hiç müdahale etmiyormuş gibi...
    Benim asıl amacım ona burda ki üniversiteyi sevdirmek değildi aslında ben burada Mehtap'la biraz daha kalmak istiyordum.Ama babam Mehtap'la çok gezdiğimizden yakınıp durdu zaten acaba fikrime ne der onun izin vermeyip beni kırıp kendini de üzmesini istemem.
    Ben
    _Baba biz Mehtap'la biraz daha kalmak istiyoruz hem sınavdan çıkalı ne kadar oldu daha o stresi bile üzerimden atamadım.
    Aslın da onu ince noktasından vuruyodum Konya'ya gelme amacımızda zaten bendim benim biraz kafa dağıtmam ne denli alıştığımı biliyorlardı çünkü.
    Babam
    _Mehtap bize gelsin orada gezersiniz
    Ben
    _Zaten sürekli oradayım hem biraz değişiklik olur baba lütfen hem çok gezmeyiz.
    Babam
    Siz mi gezmezsiniz.
    Ben
    _Gündüz geziyoruz zaten hem annanem var nolur baba.
    Babam
    _Tamam ama çok değil bir hafta kalabilirsin ancak.
    Ben
    _Tamam babacığım çok teşekkür ederim.
    Mehtap da çok sevindi zaten ama onun da dershane stresi vardı bu sene sınav kaygısını sorduğu sorularla ortaya koyuyordu zaten.Annemgil iki gün sonra gideceklerdi onlardan pek ayrı kalan biri değildim ama sonunda mecburen ayrı kalacaktım sanırım alışmalıydım bu duruma.Onların gidecek ve benimse burada bir hafta kalacak olmam bile içimde burukluk oluşturdu.
    Buraya geldiğimizden beri çok yeri gezmemize rağmen daha gezmediğimiz birçok yer vardı Konya büyük bir şehirdi sonuçta ve daha görülecek çok yeri vardı.En çok Alaaddin tepesi hoşuma gitti sonra zaferde çok geziyoruz alışveriş merkezleri var çok güzel geldiğimden beri en çok orayı gezdim zaten.
    Annemgil bugun gidecekler babam arabaya bavulları yerleştirdi.Annem sanki bir parçasını bırakmış gibiydi bana bir çok temenni de bulundu babam da aynı şekilde annanem ben kalmasam üzülürdü ama ben tesellisi olmuştum.
    Annem
    _Dışarıya çok çıkmayın akşam sakın çıkmayın.
    Sanki Antalya da çıkmıyordum ama haklıydı burayı tam bilmiyordum ki.
    Annem
    _Ben seni ararım hergün eğer sıkıırsan hemen gel tamammı.
    Mehtapsa çok mutluydu hiç şikayeti yoktu annanemin koluna girmiş yumuşak omuzuna yaslanmıştı bizi izliyordu biraz sonra gelip annemgille vedalaştı.Annemle babam beni sıkı sıkı kucaklayıp gittiler onlar gittikten sonra içimde bir burukluk oldu ama bir yandan da kendimi daha özgür hissediyordum.
    Kaç zamandır Mehtapla sürekli geziyoruz.Benimsesonuçların açıklanma zamanı yaklaşıyordu.Haftaya sonuçlar belli olacak bende tercihlere başlayacaktım.Bugunden herzaman olduğu gibi annem aradı bu sefer ne zaman döneceğimi sordu aslında bana kalsa bir süre daha kalacaktım ama zaten tercihlerim açıklanacaktı bu zaman da ailemin yanın da olmak daha iyiydi.
    Annem
    _Nasılsın kızım,annannen nasıl
    Ben
    _İyiyim anne herkez iyi işte siz nasılsınız?
    Annem
    _iyiyiz sağol kızım haftaya sınav sonucun açıklanıyor değil mi?
    Ben
    _Evet anne o zamana kadar gelirim zaten.
    Annem
    _Baban iki gün sonra gelsin diyor zaten çok kaldın bir buçuk ay sonra gideceksin zaten üniversite için itiraz etme.
    Annem haklıydı zaten onları yalnız bırakacaktım onun için üzüldüm zaten.
    Ben
    _Tamam annem alırım biletimi görüşürüz o zaman.
    Annem
    _Tamam kızım görüşürüz o zaman.
    Gidip Mehtap'a söyledim canım kuzenim çok üzülmüştü ama ne yapabilirdim ki.
    Mehtap
    _Ya bir hafta daha kalsan olmaz mı lütfen
    Ben
    _Gitmem gerek hem sonuçlar açıklanacakta istersen sen gel.
    Mehtap
    _Zaten benim dershanem var nasıl geleyim ki.
    Ben
    _Olsun yine görüşeceğiz zaten Ankara'ya gelmeyecekmiyim sanki.
    Mehtap
    _İnşallah canım gelirsin çok sevinirim.
    Gidip annanneme söyledim o üzülmüştü ama yalnız kalacaktı Mehtap da gidince iyice teyzem gelseydi bari ama o şimdi bodrumdaydı trizm şirketinde çalışyordu.Bazen keşke o hiç okumasaydıda annanemin yanınıda kalsa diye düşünürdüm ve ne kadar da bencilce düşündüğümün farkındayım.
    Bavulumu hazırladım annem zaten küçük bir valiz bırakmıştı bana bugün gidecektim zatenbiletim akşam içindi neden bir yerden gitmek bu kadar zor oluyor ki belki de ben değişikliklere dayanamıyorum.
    Yaklaşık beş saatlik yolun ardından eve vardım otogara babam gelmişti Antalya'ya girdiğim de kendimi yabancı bir şehre gelmiş gibi hissettim Konya'yı sevmiştim.
    Bugun sınavlar açıklanıyor şuan siteyi açamıyorum ama deniyoruz babamla annem o izden heyecanlı evde dönüp duruyor tek korkum kaydırma yapmış olmam İnşallah deyip güzel şeyler umuyorum ve şuan hiç heyecanlı değilim site açılmadıkça umursamazlığım artıyor sonuçları merak etmeme rağmen hiç görmemekte isterdim.Birden babam açıldı dedi sevinerek annem odadaydı duymadı bende çağırmadım.Sabahtan beri hiç heyecanlanmayan ben şimdi ellerim titriyordu soğuk soğuk terlediğimi hissediyordum bağırmak geçiyordu içimden babam
    kimlik numaramı istedi verirken sesim titriyordu sanki şimdi ayağa kalksam düşecek gibiydim
    ellerimi şakaklarıma dyadım gözlerimi yumdum babam çok iyi diye bağırdı birden gözüm bilgisayara odaklanmıştı evet gerçekten iyiydi ve korktuğum bir şekil de kaydırmada yapmamıştım üzerimden tonlarca yük kalktı sanki.
    Annem ağlıyordu babamsa sevinçten ağzı kulaklarındaydı.Babam hemen amcamgili aradı amcam sınıf öğretmeniydi.sınav sistemi hakkın da bilgisi vardı o da beğenmişti babam telefonu bana verdi.
    Amcam
    _Deniz aferin kızım senden bekliyorduk zaten gurur duyduk senden.
    Bende şuan çalışmalarımın karşılığını almış olmanın gurunu yaşıyordum artık yeni bir hayat vardı önüm de.
    Tercihleri yarın bitirmemiz gerekiyor sonuçları aldığımdan beri bununla uğraşıyorum neredeyse çok zormuş tercih yapmak ama en başa Ankara hukuk'u yazdım ya...Hocalar hukuk kesin ama Ankara da emin değiliz diyorlar üçüncü sırada Konya var.
    Sonuçlar açıklanacak puanları öğrenirken duyduğum heyecanın iki misli var şimdi ama hukuk'un kesin gelecek olması benim stresimi alıyor.
    Yine herzaman ki gibi babam bakıyor.
    Babam
    _Birazdan site açılır.(Stresimi gördükçe)Tamam niye bu kadar stres yapıyorsun zaten hukuk gelecek.
    Nasıl stresli olmayacaktım babam dikkatli bir şekilde kimlik numaramı yazıyordu hangi üniversite acaba?
    Babam
    _Selçuk gelmiş.
    Ben
    _Ciddimisin baba üçüncü tercih değilmi.
    Ben de gözümü bilgisayara diktim evet Konya aslın da üzülürüm Ankara gelmezse diye düşünmüştüm ama çok seviniyordum orayı.
    Babam da sevinmişti Ama şaşırdım sevimesine o Ankara istiyordu sonuçta.Annem o zaten çok mutlu oldu ikiside sevinçten ne yapacaklarını bilmiyorlardı.annem için hen yakın hem iyi bir ünivriteydi zaten.
    Konya'yokayıt için hep beraber gittik hemen geri döndük annemgilin işi vardı zaten Selçuk üniversitesini de beğenmiştim sanki gidip görmem orada kalmamız çok iyi olmuştu benim içn yoksa atlatamazdım,gidip gezip sevmeseydim orayı.
    Mehtap üzülmüştü ama o ankara'yı bekliyordu zaten ama bu onun için daha iyi oldu bu sene sınavı var derslerine yogunlaşması daha kolay olacak.
    Herşeyim hazırdı ilk defa konya'ya kendim gidecektim annanem alacaktı otogardan sanki küçük bir çocuk gibi hissettiriyorlardı bana kendimi.Ama artık üniversiteliydim ben.
    Babam pak belli etmiyordu ama annem çok üzülmüştü aslında birçok kişye göre çok şanslıydım annanem de kalacaktım onun için de çok iyi oldu bu durum ama yinede benim evden gidiyor olmam onları çok üzüyordu annem ağlarken ben sahte sahte gülüyordum ama okunsalar ağlardım.
    Annem bir sürü tembite bulunuyordu bana kendime dikkat edrim diyordum her seferinde de zaten.
    Artık otobüsteyim annemgile uzun süre el salladım babama yaslanmış ağlıyordu babam bir ara başını arkaya çevirip gözlerini siliyordu ama gözleri kızarmıştı.Bu yol bana bugun çok uzun geldi.Denize bakıyordum uzun uzun onsuz ne yapacaktım bilmiyorum.Her umutsuz kaldığmda deniz benim tesellim oluyordu.
    Artık daha güzel duygular hissediyordum içimde yeni bir başlangıcın heyecanı vardı bir çok şey için umutluydum.Otobüste çok şeyi düşündüm şimdi annemgil üzgündür ama bu duruma alışacaklar,annannem için çok iyi oldu bu durum onun yalnız kalmasına dayanamıyordum zaten ve benim için acaba neler getirecekti...
    Otobüsten indim keşke annanem gelmemiş olsada kendi başıma eve gitsem artık birşeyleri bireysel yapmak istiyorum.
    Annanemin gözünün içi parlıyordu biliyordum sevineceğini zaten beni seviyordu.Zaten teyzem de artık Bodrum'daydı izin alması bu dönem de çok zor oluyordu.
    Yol boyunca dolmuşta konuştuk yaşlı olmasına rağmen genç kalan bir annanem var onunla aramızda kuşak çatışması olması mümkün değil zaten beni anlayan nadir insanlardan biri.
    Uzun zamandır Ahmet'le konuşmuyoruz gerçi bu koşuşturma da aklıma da gelmedi.Telefonu cebimden çıkardım telefon uzun bir çalmadan sonra açıldı genel d nasılsın diye başlayan konuşmamız benim ani sorumla başladı.
    Ben
    _Ahmet naeresi geldi,psikoloji değilmi?
    Ahmet
    _Hayır psikoloji değil ama yakın Bir şey sanırm psikoloji de puanı çok yüksek yerleri tercih etmişim fakat memnunum şuan pdr geldi.
    Aslın da herhangi bir üzüntü sezmedim sesin de ama için de kalacaktı kendini buna hazırlamıştı.
    Ahmet
    _Hukuk olmasına sevindim Konya diye duydum.
    Ben
    _Evet Konya ama bende sevindim.
    Ahmet
    _sanırım ikimizde memnunuz halimizden.
    Ben
    _Neresi peki?
    Ahmet
    _Samsun.
    Akdenizden Karadenize biraz uyum sorunu yaşayabilirdi iyi dileklerimle teleonu kapattım.
    Dolmuş durdu annanem büyük valizimi elimden çekti ama tekrar aldım kendim taşıdım o da sırt çantamı aldı.Tatil için geldiğimizden daha farklıydı bu durum daha bşka şeyler hissediyordum yalnızlık mesela...
    Şanslı olduğumu bir kez daha hissettim ben gelene kadar annanem odamı hazırlamıştı renki eşyalar yerleştirmişti yatağımın üstündeki tavana gece parlayan yıldızlar yapıştırmıştı bunu kendi başına yapmış olamazdı.
    Biliyordum Mehtapla yapmışlar annanem de doğruladı beni canım benim hemen arayacağım onu.
    Yarın okul açılacak.içimde garip duygular var amçsız kaldığımı hissediyorum.hepsi bumu kazanmak okumuk ve avukat olmak...
    Önceden bir proğram almıştım zaten onun için dersin kaçta başlayacağını da biliyordum ilk dersim saat on da oysa ben kaç gündür nereyse öğleden sonra kalkıyorum.Kalkamayacağımı düşünmüştüm oysa annanemden önce uyandım kahvaltıyı bugun ben hazırladım saat daha yeni sekiz oldu annanem şaşırdı ikimizde alışmıştık kahvaltıyı onun hazırlamasına.
    Kahvaltidan sonra üstüme annemin hukuk haberinden sonra aldığı açık mavi elpisemi giydim bu sefer şaçlarımı omuzuma attım annanem istediği için sevmediğim halde yüzüme bir şeyler sürdüm çok güzel olduğuu söyledi ben de öyle hissettim zaten saat dokuz olmuştu annanem çocuğu ilk okula başlamış bir anne gibi heyecanlıydı ama beni şaşırmamıtı.
    Okulun bahçesindeydim kimileri önceden tanıdıklarını bulmuş çimlerin üstünde sohbet ediyordu,bazıları telefonla konuşuyor,bazıları yalnız dolanıyor ve kimileri de etrafa şaşkın şaşkın bakıyordu benim gibi...
    Ders saati yaklaşıyordu sınıfa girmeye karar verdim sırılar alışkın olduğumdışında amfiydi hoş görünüyordu.Geçip arkalar da bir yere oturdum sınıf kalabalıklaşıyordu her giren etrafa şaşkın şaşkın bakıyordu ve ben de onlara tabi.
    Herkez birbirine bakıyor sanki bir şey söylesem hemen arkadaş olacaklar gibi sıcak insanlar gibiler.
    İlk olarak dersimize profesör girdi uymla ilgili bir şeyler söyledi lisedeki hocalar gibi gözümüze bakarak ders anlatmıyorlardı.
    Sınıfta arda bir kızın ağladığını gördüm biraz ilerim de oturuyordu gözümü ona dikmiş yanını gidiyordum o anda hızla aşağı inen bir oğlan acı verici bir şekil de omuzuma çarptı
    ve hızla dışarı çıktı bu kadar kaba insanlarla karşılaşacağımı sanmıyordum sınıftakiler yanıma gedi bu kötü olay sanırım tanışmamızı sağladı.Sibel,Kenan,Ayşegül şimdilik bunları aklım da tutabildim ilk yanıma gelip beni kaldıran Sibel oldu.
    Okul da üçüncü günüm şuan en iyi arkadaşımSibel iyi kaygısız bir kız beni rahatlatıyor çoğu kez.Beraber yemek yiyoruz,beraber geziyoruz.O bana çarpan çocuk o günden beri gelmiyor kaba insan ne olcak gerçi Sibel koşarken yüzü telaşlı görünüyordu dedi ama bu kabalığını örtmez.
    Ama şunu söyleyebilirim ki üniversite çok güzel.
    Okul da üçüncü haftaya girdik o çocuk hala yok artık nlamsızca sınıfa her girdiğim de gözlerimonu arıyor imza listesin de kaç gündür imza atmayan biri olduğu için adını da öğrendim Toprak.
    Sibel yuurtta kalıyor ama bugüm zafer çarşısın da biraz gezip okula geçtik yine arkayaoturmaya giderken Toprak'ı gördüm.
    Çok şaşırdım uzun bir süre tanıdığını bekleyen kimseler gibiydim oysa konuşmamıştık bile çok düşünceli bir hali vardı ve sanırım üzgündü onun olduğu sıranın önüne geçtk biz herzaman buraya otururduk dersten sonra arkadan bana bilmediğim bir ses geldi.
    “Afedersiniz” toprak'tı bu daha iyi bir başlangıç beklerdim sanki olayın anında hemen sonra söylemişti.
    Toprak
    _Yanılmıyorsam size çarpmıştım
    ben sadece başımla onayladım sanki bir yakınıymışım da ne oldu ki o gün desem bütün düşüncelerini dökecek gibiydi.O gün...gerçi ben bir açıklama beklemiyordum ve artık aradan üç hafta geçtiği için özürde ama benim onu dikkatlice dinlediğimi görünce devam etti.
    Annem kalp krizi geçirdi ve babam da annemin hastahanede olduğunu söyleyince...
    gözleri dolmuştu bir erkeğin ağlaması...
    Ben
    -Peki şuan durumu nasıl?
    Bilmiyoruz okulu dondurmayı düşündüm ama babam müsaade etmedi.sanırım kötüydü annesi çok üzülmüştüm gözlerim de ıslaklık hisettim hiç tanımadığım biri bana ailesi hakkın a ir şeyler anlatıyor ve ben o tanımadığım biri için üzülüyordum.
    İkimiz de teklif etmediğimiz halde şimdi dışarıda oturuyorduk iki ders kalmıştı ama biz giredik bahçede oturuyorduk hala.
    Sibel ve toprak sanırım benim için önemli insanlardı.
    Toprak birçok şey anlattı konyalıydı mesela tanımadığım biriyle hiç bukadar şey konuşmamıştım.
    Artık dönem bitmek üzereydi Toprak'la aramızda sıkı bir dostluk vardı ve tabi ki sibelle de.
    Sibel de Toprağı sevmişti genelde pek takılmıyorlardı ama ben olmadıkça.
    Toprakla aramızda ki ilşkinin arkadaş ilşkisi olmadığının ikimizde farkındaydık ama söyleyemiyorduk artık davranışlarıyla bunu bellieder olmuştu Sibel de anlamıştı zaten ama bu hiç sohbet konumuz olmadı.
    Neredeyse her gün annemgille konuşuyorum arada aynur teyzeyle bile konuştuğum oluyor sanırın bensizliğe biraz daha alışmışlar gün saymıyorlar artık

      Forum Saati Cuma Ocak 18, 2019 6:17 pm