Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    FARKLI BİRİ (DEVAMI)-MUHARREM ÇAMUR

    Paylaş

    01001110005

    Mesaj Sayısı : 2
    Kayıt tarihi : 12/10/10

    FARKLI BİRİ (DEVAMI)-MUHARREM ÇAMUR

    Mesaj  01001110005 Bir C.tesi Ara. 18, 2010 6:06 pm

    Gizem kısa süreli bir şok geçirdi.Kaan'dan yaklaşık iki buçuk aydır hoşlanıyordu; ama hep bir şeyin eksik olduğunu düşünüyordu.Kaan Gizem'i sevdiğini ilginç bir şekilde ifade etmişti.Sanki evlenme teklifi edecekmiş havasında kullandığı: 'Seni hep yanımda görmek istiyorum.' sözü Gizem'e karşı olan duygularını basit bir hoşlanmadan ibaret olmadığını gösteriyordu.Kaan gözlerini Gizem'e dikmiş, Gizem'den bir yanıt bekliyordu.Gizem Kaan'a karşı boş değildi;ama ilginç bir şekilde cevabını hemen vermiyordu ve düşünüyordu.Biraz zamanın geçmesinin ardından Gizem Kaan'a dönerek:

    -Bende seni seviyorum.

    Kaan'ın sevinci gözlerinden okunuyordu.Kaan'ı o anda bıraksalar sanki bütün dünyaya Gizem'i sevdiğini ilan edecekti.Gizem:

    -Peki şimdi ne olacak?Sevgili miyiz biz şimdi?

    -Ben seni seviyorum.Senden bu sene çok şey bekleyemem.İkimizin de kazanması gereken bir sınav var.Senin Türkçe öğretmenliğini kazanmayı çok istediğini biliyorum;işin kolay değil bundan dolayı şimdilik birbirimizi sevdiğimizi bilmemiz yeterli.Ben sana karşı geçici bir şey hissetmiyorum.Senin iyi yerlere gelmeni çok istiyorum.Onun için bu yılı sadece ders çalışarak geçirmeni aklına bir şey getirmemeni istiyorum.Sınavdan sonra zaten birbirimizle daha çok vakit geçiririz.

    -Peki.Şimdilik birbirimizi sevdiğimizi dershanede kimse bilmesin olur mu?

    Kaan -Gizem'in ailesinin tutucu olduğunu bildiği için- Gizem'in bu isteğine hocalarının oradan da Gizem'in ailesinin kulağına gitmemesi için olumlu yanıt verdi. Gizem daha önce Kaan'a aşık olduğunu düşünüyordu;ama sanki Kaan Gizem'e karşı duygularını söyleyince Gizem'in fikri değişmişti.Gizem Kaan'a karşı beslediği duygunun aşk olmadığına , sadece basit bir hoşlanma olduğunu düşünmeye başlamıştı.Belki de Kaan'ın duygularını açıklaması Kaan'a olan sevgisinde azaltma etkisi yapmıştı.Gizem belki de ulaşılamayan şeyleri seviyordu.Şu kesindi: Gizem duygularının değişmeye başlamıştı.Gizem yaza kadar Kaan'a olan sevgisinin biteceğini bile düşünüyordu.Oysa Kaan Gizem'i sadece şuan için değil ömür boyu sevebileceğini sözleriyle Gizem'e belli ediyordu.

    Kaan dershaneye geldiğinde içi içine sığmıyordu.Birkaç gündür Gizem ile ilgilendiğinden fazla ders çalışma imkanı bulamamıştı.Ders çalışmak zorunda olduğunun farkına varıp hemen boş bir sınıf buldu ve ders çalışmaya başladı.Artık boş bir sınıf bulmasının tek nedeni kendisi değildi.Gizem'in de kendisiyle oyalanmasını istemiyordu.Kaan'a Gizem'in hedefleri zordu bunun için Gizem vakit kaybetmemeli ders çalışmalıydı.Gizem de dershaneye geldiğinde ders çalışmaya başladı;ama yapamadı.Olayları yakın arkadaşı İpek'e anlattı.İpek , Gizem'in Kaan 'dan hoşlandığını duyunca çok şaşırdı.Gizem bu şaşkınlığı küçümseme olarak algıladı zaten Kaan'a karşı yok olmaya başlayan sevgisi iyice dibe inmeye başlıyordu.

    Kaan'ın Gizem'e olan duygularını söylemesinin üstünden tam bir hafta geçmişti.Kaan derslerin yoğun olmadığı bugünü Gizemle vakit geçirerek değerlendirmek istiyordu.Gizem'i de ikna ederek baş başa bir yemek yemeye gittiler.Gizem ile Kaan yemek yerken durumlarından çok mutlu görünüyorlardı.Kaan Gizem'i her zamanki bıraktığı yere götürdükten sonra Beste'yi okuldan almaya gitti.Kaan'ın sevinçli olduğunu etrafındaki herkes gibi Beste de anlamış,bundan mutluluk duymuştu.Kaan'ın sevinci Beste'ye de yansıyordu.Yol boyunca eski günleri aratmayacak şekilde eğleniyorlardı.Kaan eve geldiğinde dersini çalışmak için hazırlanırken telefonuna mesaj geldi.Mesaj Gizem'dendi.Gizem'in mesajı olduğunu anlayınca mesajı heyecanla açan Kaan'ın surat ifadesi mesajı okuduktan sonra değişti.Gizem mesajda Seninle bir daha bir yere gitmeyeceğiz.Benim böyle lükslerim yok.Bu sene benim için çok önemli kesinlikle sınavı kazanmam lazım.Kaan bir yemeğin bu kadar büyük bir sorun çıkaracağını düşünmemişti.Kaan kendisine çok kızıyordu.Kendisine hakim olup Gizem'in vaktini boş yere çaldığını Gizem'in de buna haklı olarak sert yanıt verdiğini düşünüyordu.Kaan Gizem'e zarar verdiğini düşünmeye başlamıştı.Her anını Gizemle geçirmek istiyordu.Kendisine hakim olmalıydı.Kaan'ın Gizem'e daha fazla zarar vermemek için aklına bir fikir geldi.Dershanede sınıf değiştirecekti.Böylece Gizemle farlı zamanlarda dershaneye geleceklerdi. Gizem'i haftada bir zor görebilecekti;ama bunu yapmak zorunda olduğunu hissediyordu.Gizem'in kendisi yüzünden sınavı kaybetmesini istemiyordu.Kaan Gizem'i o kadar çok seviyordu ki zorlanacağını bile bile sınıf değiştirmeye karar verdi.Sırf Gizem boş vakit geçirmesin bütün zamanını ders çalışarak geçirsin diye.

    Kaan Gizem'in iyiliği için sınıf değiştirmeye karar verdikten sonra cumartesi sabahı dershaneye erken gelerek müdürle sınıf değiştirme konusunda konuştu.Kaan gerekçesini de hazırlamıştı.Annesine pazara yardıma gitmesi gerektiğini öbür sınıfın ders saatlerinin kendisi için daha uygun olduğunu müdüre söyledi.Müdür genelde öğrencilerinin sınıf değiştirmesini pek istemezdi.Derslerini toparlamanın zor olacağını düşünürdü;ama Kaan'ı bir istisna olarak gördü ve Kaan'ın sınıfını değiştirdi.Kaan aynı gerekçeyi Gizem'e ve sınıf arkadaşlarına söyleyerek onlarla vedalaşmak istedi.Gizem Kaan'ı sınıf değiştirme konusunda vazgeçirmeye çalıştıysa da başarılı olamadı.Gizem sevgisinin giderek azaldığı Kaan'ın gidişine üzülüyordu.Belki de onu sınıf içinde görmeye, bakmaya çok alıştığı için üzülüyordu.Gizem Kaan ile birlikte aynı sınıfa geçmeyi de düşündüyse de ailesinin buna kızacağını düşünerek vazgeçti.Kaan'a göre aşk fedakarlık istiyordu.Gizem ise Kaan için fedakarlık yapabilecek biri değildi. Kaan hem Gizem'den hem de arkadaşlarını çok seviyordu.Ayrılmak Kaan için çok zor olmuştu.Kaan'ın hayatında en çok sevdiği sınıf bu sınıftı.Arkadaşları da Kaan'ı çok seviyordu; hatta bazı arkadaşları ağlıyordu.Oysa Kaan dershaneden ayrılmıyordu .Sadece sınıf değiştiriyordu.birçok kişi bunun farkında olmasına rağmen gözyaşlarına engel olamıyordu.

    Kaan yeni sınıfına gittiği ilk gün kimseyle konuşmuyordu.Eski sınıfında geçirdiği anılar aklına geliyor, hüzünleniyordu.Kaan'ın üç gün önceki neşesinin yerinde yeller esiyordu.Kaan Gizem'in iyiliği için kendi isteği ile geçtiği bu sınıfı garipsiyordu.Bir yandan Gizem'İ görmemek Kaan için oldukça güçtü.Kaan daha bir saniyeyi bile onsuz geçirmemeyi umarken şimdi onu hiç göremiyordu.Kaan Gizem'i görememenin ona bu kadar kötü etki yapacağını tahmin etmiyordu.

    Kaan'ın sınıf değiştirmesinin ardından tam üç hafta geçmişti.Bu süre zarfında Gizem'i ancak iki kere görebilmişti.Bu görüşmeler de çok kısaydı.Kaan Gizem'in vaktini kendiyle harcamaması için elinden geleni yapıyordu.Birçok kez ona mesaj atmaya yeltenmiş, hepsinde de yazdığı mesajı silerek göndermekten vazgeçmişti.Sınavın ilk basamağına yaklaşık bir buçuk ay vardı ve Kaan hala bir çalışma temposu tutturamamıştı.Son üç haftadır derslerine en fazla bir saat çalışabiliyordu.Ders çalışmayı deniyordu; ama başarılı olamıyordu.Ders çalışmaya çalışırken bir şekilde aklına Gizem geliyordu.Onu uzun zamandır görememesi Kaan'ın ders iştahını da kaçırmıştı.Kaan'ın derslerinden başka kötü giden bir şeyi daha vardı:O da beslenme alışkanlığıydı.Kaan'ın üç haftadır beslenme alışkanlığı da bozulmuştu.Nerdeyse akşamları yemek yemiyordu, bu olay Hatice Hanım'ın da gözünden kaçmamıştı.Hatice Hanım bir akşam dayanamayıp 'Bir sorunun mu var?Kaç gündür doğru düzgün yemek yemiyorsun ' diye Kaan'a bir soru yöneltti. .Kaan bu soruları ders çalışmaktan biraz yorulduğunu bunun da beslenme alışkanlığına yansıdığını yazın tekrar eski gibi beslenme alışkanlığına döneceğini söyleyerek Hatice Hanım'ı üzmemeye çalışıyordu.Akşamları Kaan'ın bir gözü de telefondaydı.Her an Gizem'den mesaj gelecek diye telefonunu kapatmamaya çalışıyordu.

    Kaan akşam eve geldiğinde her zamanki gibi asık suratı on metre önünden anlaşılıyordu.Annesinin daha fazla üzülmesini istemediği için zorla bir şeyler yedikten sonra odasına geçti.Bugün ders çalışacaktı, bunda kararlıydı.Kaan kitaplarının yeni başına oturmuştu ki telefonuna mesaj geldi.Kaan her zamanki gibi telefonuna heyecanla baktı.Mesaj çekenin Gizem olduğunu öğrendiğinde heyecanı iki kat daha arttı;ama mesajı okurken yüz ifadesi birden değişti.Bunun sebebi Gizem'in yazmış olduğu şeylerdi.Gizem mesajda Kaan'a olan sevgisinin bittiğini; artık Kaan ile konuşmak istemediğini yazmıştı.Kaan ilk başlarda -Gizem'in ailesinin tutucu olduğunu bildiği için- Gizem'in ailesinden korktuğu için duyguları hakkında kendisine yalan söylediğini düşünüyordu;ama son gelen mesajda Gizem kendisine olan sevgisini yitirdiğini anladı.Kaan Gizem'e kendisini bir daha rahatsız etmeyeceğini mesajla gönderdikten sonra telefonu fırlatıp ağlamaya başlamıştı.Kaan duygusal biriydi.Babasının ölümünden sonra daha da duygusallaşmıştı.Bu son yaşadığı olay sonrasında gözyaşlarına engel olamadı.Gizem'i seviyordu.Babasının ölümünden sonra bir tek onun yanında içten gülebiliyordu;artık o da olmayacaktı.

    Kaan asık suratının yanına ağlamaktan şişmiş gözleriyle de eklemişti. Okula ve dershaneye bu haliyle gidiyordu.Kaan'ı böyle bir_iki kez gören Ahmet bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkındaydı ve Kaan'ı bir akşam dışarı çıkartarak onunla konuşmak istedi.Ahmet ve Kaan uzun süre sessiz kaldıklarından sonra Ahmet lafa girdi:

    -Kaan bu aralar çok kötü gözüküyorsun.Bir sorunun mu var?

    -Yok bir şeyim.Yorgunum o kadar.

    -Gözlerin öğle söylemiyor.Dokumsan ağlayacaksın.Zor bir dönemden geçiyordun anlıyorum;ama seni tekrar eskisi gibi güler yüzlü görmek istiyorum.Biz kardeşiz.Bana her şeyin anlatabileceğin biliyorsun.

    Kaan Gizem konusunda kimseyle konuşmamıştı.Anlatmanın kendisini rahatlatacağını düşünerek konuyu Ahmet'e anlattı.Ahmet uzun süre bir şey demedikten sonra Kaan'a doğru dönerek:

    -Suçlu sensin.

    -Ben miyim, niye?Ben ne yaptım?

    -Gizem'i sınıfta yalnız bırakıp sana olan sevgisini bitirdin.

    -Ben sadece onun sınavı kazanmasını istedim.

    -Peki bunu o biliyor mu?Bunun cevabını sende biliyordun.Gizem bu senesini çok önemsiyor.Bence Gizem bu senenin önemini bildiği için seninle bir yerlere gitmek istemedi.Zaten ailesi tutucu biri.Hem bunu sınavı kazanmak zorunda olduğu için vakit kaybı olarak gördü hem de ailesinin bunu duymasından korktu.Yoksa seni seviyordu.Sen sınıftan ditmemeliydin.Orda kalıp sorunlarınızı beraberce çözmemeliydiniz.Bence yine eski sınıfına dönmelisin.

    Bu fikir Kaan'a çok mantıklı gelmiş,moralini biraz olsun düzeltmişti.Kaan karar vermişti.Yeniden eski sınıfına dönecekti.Sabah ilk iş olarak müdürle konuşacak kendisini yeniden ilk sınıfına geri dönecekti.

    Kaan pazar sabahı kalktığında Gizemle konuşacağı gün kadar heyecanlıydı.Bugün müdürle konuşup sınıfını değiştirecekti.Kaan gün boyu uzun zamandır olmadığı kadar pozitif düşünceye sahipti.Sürekli kendini motive ediyordu.Her şeyin eskisi gibi olacağını düşünüyordu.Bunun için ilk adım olan sınıf değiştirmeyi başarıyla gerçekleştirdi.Kaan müdüre annesiyle konuştuğunu işlerini ayarlayacaklarını tekrar eski sınıfına geçmek istediğini söyledi.Müdür bunu sevinçle karşıladı ve Kaan'ın eski sınıfına geçmesine onay verdi.Kaan çok sevinçliydi,sevincinden de ağzı kulaklarına varıyordu.Kaan dersin başladığını biliyordu;ama heyecanını yenemeyerek derse girmeye karar verdi.Kapıyı sakince tıklattıktan sonra içeriye girdi.Tekrar eski sınıfına döndüğünü arkadaşlarına ve hocasına söyledi.Arkadaşları sevincinden yerinden kalkmıştı birçoğu Kaan'ı kucaklıyordu.Kaan geldiğine fazla sevinmeyen biri vardı o da Gizem'di.Kaan sınıfa gediği anda itibaren gözleri Gizem'i aramıştı.Gizem'in kendisinin gelişine çok sevinmediğini hissetmişti.Kaan arkadaşlarının yanında bu olaya üzüldüğünü belli etmemeye çalışıyordu.Gizemle aynı sınıfta olmalarını şans olarak görüyor ,elinde sonunda konuşacaklarını hatta eskisi gibi olacaklarını da düşünmüyor değildi. Gizem'in sürekli mesajlaşması da Kaan'ın dikkatinden kaçmıyordu.

    Okullar yarıyıl tatiline giriyordu.Kaan'ın eski yıllardaki gibi karne heyecanı yoktu.Bunda karnesini babasına götüremeyecek olması ve karnede hayatında ilk defa zayıf getirmesi de etkendi.Kaan'ın karnesinde iki zayıf vardı.Normalde Kaan çok daha fazla zayıf getiriyordu;ancak hocaları Kaan'a babasını yeni kaybettiği için imtiyazlı davranıyorlardı.Kaan bu dönem derslerine yazılıdan önceki gün bile çalışmamıştı zaten kendini çalışacak durumda da hissetmiyordu.Kaan karneler dağıtıldığında karnede zayıfı olduğunu bildiği halde üzülmüştü.Okullar iki hafta,dershaneler bir hafta tatil verecekti.Kaan bu tatil döneminde çok çalışmayı planlıyordu.Derslerini tekrar eski haline getirmek için elinden geleni yapmayı düşünüyordu.

    Kaan karne aldıktan sonra Beste'nin karnesini görmek için okuluna gitti.Beste ağabeyine göre iyi bir karne almıştı.Karnesi teşekkürle süslemişti.Kaan bu zor zamanında Beste'nin notlarının iyi olduğunu düşünüyor.Ona bir saat hediye ediyordu.Beste Kaan'ın bu hediyesine çok sevinmişti.Kaan ve Beste annelerinin yanına gittiğinde Hatice Hanım Beste'yi tebrik etti,Kaan'a ' Toparlayacağını biliyorum.'diyerek zor zamanında Kaan'a güvendiğini belli etti.

    Kaan annesinin yanından kısa bir süre sonra ayrılarak dershaneye tatil öncesi son derslerini işlemeye gitti.Kaan'ın dershanedeki arkadaşları Kaan'ın sınıfa tekrar gelişini kutlamak için mini bir parti hazırlıyorlardı.Herkes evinden bir yemek yapıp getirmişti.Kaan partinin kendi için hazırlandığını duyunca karnede aldığı hüsran yerini sevince bırakmıştı.Kaan ve arkadaşları tatil öncesi son günlerini böyle geçirdikten sonra vedalaşmalar başladı.Hülya: 'Bir hafta sonra tekrar görüşeceğiz, üzülmeyin bu kadar.' diyerek ortamı hüzünlendirmemeye çalışıyordu.Birleriyle vedalaşmayan sadece Kaan ile Gizem kalmıştı.Kaan tam Gizem'in yanına gitmek için hareketlendiğinde Gizem'in telefonu çaldı ve Gizem eve gitti.

    Kaan eve gelir gelmez telefonunu annesine verdi.Annesinden bu telefonu bir hafta saklamasını ve ne olursa olsun kendisine vermemesini istedi.Kaan aklına Gizem'i getirmemeye karalıydı.Bu yüzden iradesini zayıf görmüş ve telefonunu Gizem'i aramamak için annesine vermişti.Kaan ilk başlarda Gizem konusunu telefonunu annesine vermekle hallettiğini düşünse de daha sonra bunun o kadar basit olmadığını anladı.Kaan ders çalışmaya başladığında aklına Gizem geliyor hatta bazen bu yüzden ağlıyordu. Gizem'in bu aralar fazla mesajlaşmasını da kafasına takan Kaan: ' Acaba başka biri mi var?' diye düşünmekten kendini alıkoyamıyordu.Kaan'ın bir haftasının çoğu böyle geçmesine rağmen derslerini toparlama fırsatı da bulmuştu.

    Kaan Gizem'den ayrı geçen bir haftanın nerdeyse her dakikasını saymıştı.Sonunda dershane bugün açılıyordu.Kaan Gizem'i göreceğini bildiği için her zamankinden daha farklı gözükmek istiyordu.Saçlarını her zamankinden farklı olarak tarayan Kaan umut dolu bir dönemin başladığını düşünüyordu.Kan dershaneye gittiğinde sınıfta yalnızca Ezgi vardı.Kaan'ın sınıfta Gizem'den sonra en sevdiği kişi Ezgiydi.Ezgi Kaan'a dönerek:

    -Seni çok iyi gördüm.Tatildeyken bir_iki kere mesaj çektim;ama telefonun kapalıydı herhalde.

    -Evet.Bir süre kafa dinlemeye ihtiyacım vardı.Beni merak edip mesaj çektiğin için sağ ol.

    -Sınava çok az kaldı.Hazır mısın sınava?

    -Bunu bir hafta önce sorsaydın kesinlikle hayır derdim.Şimdi sınavı kazanmak için bir umudum var.Kendimi ders konusunda toparlamaya çalışıyorum, inşallah başarabilirim.Sen hazır mısın peki?

    -Galiba. Yani bilmiyorum.Biliyorsun ben heyecanlı biriyim.Sınavda heyecanla birçok bilgimi karıştıracağımı düşünüyorum.

    -Saçmalama.Sen sınıfın en çalışkan kişilerinden birisin.Ben senin en iyisini yapacağına inanıyorum.

    Kaan etrafındaki kişilerin de sınavı kazanmalarını istiyordu.Aynı sınıfı paylaştığı insanların sınavı kazanmasını istemesi doğal bir şeydi;ama Ezgi'nin sınıfta herkesten çok sınavı kazanmayı hak ettiğini düşünüyordu.

    Kaan Gizem'in dershaneye gelmesiyle gözlerini ondan alamıyordu. Gizemle konuşmak için onu yalnız yakalamaya çalışıyordu.Kaan'a göre Gizemle tekrar eskisi gibi olması için kendisinin adım atması gerekiyordu.Kaan bu ilk adımı Gizemle tekrar konuşarak atmak istiyordu.Gizem'in elinden yine telefonunu düşürmediğinin de farkındaydı.Kaan Gizem'in boş bir anını yakalamıştı ki İpek bir şeyler konuşacağını söyleyerek Kaan'ı çağırdı.İpek Kaan ile konuşmak için uygun bir yer bulduktan sonra azındaki baklayı çıkarmaya başladı:

    -Gizemle olan durumunuzu biliyorum.

    Kaan kısa süreli bir şok geçirdikten sonra durumu bilmezlikten gelmeye çalışarak:

    -Ne durumu?Anlamadım bir şey.

    -Senin Gizem'i sevdiğini sonra Gizemle birlikte bir şeyler paylaştığınızı biliyorum;bunu bana bizzat Gizem söyledi.

    Kaan'ın şaşırdığı konu: Gizem'in yaşadıklarını dershaneden kimseye söylememesi için Kaan'ı tembihlerken kendisin bunu İpek'e söylemesiydi.Kaan bir süre sessizliğe büründü ve sadece İpek'i dinledi.İpek de sözlerine devam etti.

    -Gizem'i hala sevdiğini biliyorum.Sanırım bir şeyden haberin yok.Gizem bizim okuldan biriyle sevgili olmaya başladı.

    İpek bu sözleriyle Kaan'ın kalbini derinden yaralamıştı.Kaan'ın başında aşağıya sanki kaynar sular dökülmüştü.İpek bu sözleri söyledikten sonra başka bir şey söyleme ihtiyacı hissetmedi ve sınıfına gitti .Kaan yumruğunu sert bir şekilde duvara vurduktan sonra koşmaya ve ağlamaya başladı.Kaan dershanede o gün derse girmedi.Kaan yalnız başına saatlerce bir yerde oturdu zaman zaman da ağladı.Normalde Kaan'ın etrafındaki kişiler aşk acısı çektiğini söylediklerinde kendini ya içkiye ya da sigaraya veriyordu.Kaan ise ikisini de kullanmıyordu ve hala da kullanmamayı başarıyordu.Kaan eve geldiğinde hiçbir şey yemeden ve hiç kimseyle konuşmadan doğru odasına girdi.

    Sınava yaklaşık bir hafta kalmıştı.Kaan Gizem'in başka biriyle sevgili olduğunu duyduğundan beri kitabın yüzünü açmıyordu.Kaan Gizem ile sevgilisini arada dershanenin önünde görüyor;adeta kahroluyordu.Kaan'ın Gizem'in sevgilisine saldırmamak için zor tutuyordu.Bazen tam kavga etmek için karar verdiğinde Gizem'in sevgilisinin bir suçu olmadığını düşünüp vazgeçiyordu.Kaan babasının ölümünün üstüne bir de aşk acısı yaşıyordu.Kaan aşk acısının zor olduğunu daha önceden biliyordu;ama hiç gücünün kalmadığı zamanda aşk acısı çektiğini düşünüyordu.Hayatta en sevdiği kişiyi kaybetmişti.Kaan'ın acısı daha tazeyken fedakarlık yaptığı evlenmeyi düşündüğü kişiyi başka her gün biriyle görüyordu.Gizem zamanının çoğunu sevgilisi ile geçiriyordu.Kimseden de çekinmiyordu.Gizem'in sevgilisi olduğunu nerdeyse bütün dershane biliyordu.Kaan Gizem'i tekrar kazanmak için hamle yapmaya hazırlanırken Gizem'in başka birini sevdiğini duyması ve Gizem'i başka bir kişinin yanında el ele görmesi onu bitirme noktasına getirmişti.

    Sınav sabahı Kaan'da heyecan yoktu;fazla bir şey yapamayacağını düşünüyordu.Kaan'ın annesi ve kardeşi Kaan'ın tam aksine çok heyecanlıydı.Kaan sınavdan kötü sonuçla ayrıldığını ailesinin görmemesini istediği için heyecanını bahane göstererek ailesini yanında istemedi.Kaan bütün ihtiyacını yanına alarak evden çıktı.Kaan sınav yerine gittiğinde heyecanının artacağını düşünüyordu.Kaan'ın babası Cemal Bey oğlunu sürekli üniformalı hayal ederdi.Kaan da babası için çok istediği tarih öğretmenliğini değil daha az istediği astsubaylığı kazanmak istiyordu.Kaan'ın astsubaylığı kazanıp kazanmayacağı bu sınav sonunda belli olacaktı.Kaan kendisini babası için motive etmeye çalışıyordu.Kaan sınava gireceği sınıfa gittiğinde bir çok kişi yerine oturmuştu.Kaan da hemen yerine oturmuş ve sınavda kullanacağı araç_gereçleri çıkarmaya başlamıştı.Kitapçıklar dağıtılmıştı.Kaan'ın arkasında oturan kişiler sanki heyecandan ölecek gibiydi.Kaan da ise hala heyecan yoktu.Babası Kaan'ı astsubay olarak görmek istemeseydi Kaan belki bu sınava bile girmeyecekti.Kaan hocanın 'Süreniz başladı.'demesiyle kitapçığı açması bir oldu.Kaan sınava iyi başlamıştı.Sınavdaki soruları zorlanmadan çözüyordu;ama birden bir aksilik oldu.Kaan bir ara sakinleşmek için kitapçıktan kafasını kaldırdığında sağ çaprazında oturan kişiyi Gizem'e benzetti.Sağ çaprazında oturan kişinin de saçları tıpkı Gizem'inki gibi sarıydı.Kaan'ın aklına hiç olmayacak bir zamanda ve yerde Gizem gelmeye başlamıştı.Gizemle yaşadıkları Kaan'ın aklına geliyordu.Kaan dikkatini toplamaya çalışıyordu; ama bunu bir türlü başaramıyordu.Dikkatini tam olarak toplamadan çözmeye çalışan Kaan bir ara sınav kağıdını vermeyi düşündüyse de babası için sonuna kadar dayanmayı denedi.

    Kaan sınav salonundan çıktığında çok kötüydü.Bir şeyler yapmıştı;ama bunu kesinlikle astsubaylık için yeterli göremiyordu.Kaan sınavı kaybettiğini düşünmeye başladığında hiç kimsenin bilmediği bir yere gitmek istedi.Çok yorulmuştu;artık savaşmaya gücü kalmamıştı.Kimsenin bilmediği bir yere gidip uzun süre orda dinlenmek istiyordu.Kaan o gün eve gittiğinde Hatice Hanım ve Beste sınavın nasıl geçtiğini sordular.Kaan: Sınavın çok kötü geçtiğini galiba başarılı olamadım.' derken kelimeler boğazında düğümleniyordu.Kaan daha fazla ailesini üzmek istemediği için doğru odasına gidip uyumayı tercih etti.

    Sınavı üstünden tam bir hafta geçmişti.Kaan'ın sınıfının sınavı genel olarak iyi geçmişti.Kaan ise sınavda barajı zor geçeceğini düşünüyordu.Kaan Gizemle sevgilisini görecek gücü kalmamıştı.Bazı şeyleri kaldıramayabilirdi.Kaan hem daha fazla Gizem'i görüp kötü olmamak için hem de annesine yardım etmek için dershaneyi bırakmayı düşünüyordu.Kaan zaten sınavdan da ümidini kesmişti.Kaan dershaneyi bırakma düşüncesini ilk olarak Emin'e söylemişti.Emin bütün ısrarlarına rağmen Kaan'ı kararından geri döndürememişti.Kaan'ın dershaneyi bırakmak istemesi Ezgi'nin de kulağına gitmişti.Ezgi de tıpkı Emin gibi Kaan'ı bu kararından döndürmek istiyordu.Ezgi sürekli Kaan'a dershaneyi neden bırakmak istediğini soruyordu.Kaan Ezgi'ye bunu söylememek istediyse de Ezgi'nin ısrarlarına dayanamadı ve bu sene başından sonuna kadar geçen olayları Ezgi'ye anlattı.Ezgi Kaan'ın en azından babası için kalmasını istiyordu.Kaan ise 'Babama verdiğim sözü zaten tutamadım.Babam beni hep asker olarak görmek isterdi.Ben bun başaramadı.Artık burada kalamam buna gücüm de kalmadı.' diyerek Ezgi'ye kararlı olduğunu gösteriyordu.Ezgi Kaan'ı en fazla bir gün burada kalması için ikna edebildi.

    Ertesi gün Kaan müdürün yanına gidip dershaneyi bırakmak istediğini söyleyecekken Ezgi gelmiş : Seni bir yere götüreceğim.Müdüre ne söyleyeceksen gelince söylersin.'diyerek Kaan'ı yaka paça oradan uzaklaştırmıştı.Ezgi Kaan'ı yaka paça bir yere götürüyordu.Yol boyunca Kaan'ın : Nereye gidiyoruz?'sorusunu gidince görüsün diyerek geçiştiriyordu.Kaan mezarlığına geldiklerinde Ezgi'nin kendisini babasının mezarlığına götüreceğini anlamıştı.Kaan eline bir bidon su aldıktan sonra Ezgi ile birlikte babasının mezarlığına doğru yürümeye başladılar.Kaan babasının mezarını sulayıp dua ettikten sonra Ezgi konuya girdi:

    -Baban seni böyle güçsüz görmek istemezdi.Sen şuan en çok babanı üzüyorsun.Babana karşı bir söz verdin ve bunu yerine getirmeyip kaçarak kurtulmaya çalışıyorsun.Baban hayatta olsaydı; herhalde en son istediği şeyin seni böyle görmek olduğunu söylerdi.

    Kaan konuşmak da güçlük çekiyordu.Zorla bir şeyler söyledi:

    -Ben babamın istediğini yapamadım.Babam beni astsubay olarak görmek isterdi.

    -Baban senin mutlu olmanı isterdi.Baban sadece seni nasıl görmek istediğini söylemiş.Senin başka bir hedefin daha var:Tarih öğretmeni olmak.Baban senin hayatın boyunca mücadele etmen için uğraştı.Senin karşına çıkan ikinci zorlukta yenilmeye hakkın yok.Şimdi toparlanma zamanı.Kendini toparla ve buraya bir defaki gelişinde tarih öğretmenliğini kazanmış ol.

    Kaan biraz durakladıktan sonra ayağa kalktı babasının mezarına doğru dönerek:

    -Ben sözümü tutacağım baba sonuna kadar savaşacağım.Bunu bana sen öğrettim.Bir sonraki gelişimde karşında tarih öğretmenliğini kazanmış biri olacak.

    Kaan küllerinden tekrar doğmuştu.Ezgi Kaan'a bazı şeyleri hatırlatmıştı.Kaan artık derslerinden başka hiçbir şey düşünmeyecekti.Kaan tekrar mücadeleye başlayacaktı;artık kendini yorgun hissetmiyordu.

    Kaan artık günlerinin büyük bir bölümünü ders çalışarak geçiriyordu.Öyle büyük bir özveriyle çalışıyordu ki, uykusundan fedakarlık yapmaya başlamıştı.Hatice Hanım ve Beste Kaan’a kendisin çok yorduğunu, çalışma temposunu biraz düşürebileceğini söylüyordu.Kaan ise bu zamanın dinlenme zamanın olmadığını sınavlar bittikten sonra zaten yeterince dinlenme fırsatının olacağını söyleyip annesi ve Beste’yi biraz rahatlatmaya çalışıyordu.Kaan’ın derslerine iyi çalışması okuluna da yansımıştı.Kaan artık okulda da yüksek notlar alıyor ve hocalarına eski günlerini hatırlatıyordu.

    Ezgi Kaan’ın bu çalışmasından büyük bir memnuniyet duyuyordu.Kaan tarih,coğrafya,felsefe gibi derslerde fazla zorlanmıyordu.Deneme sınavlarında da bu bölümün sorularını zorlanmadan cevaplıyordu.Kaan’ın zorlandığı bölüm ise:Edebiyattı.Edebiyatta çok zorlanan Kaan bu alandaki açığını kapatmak için edebiyata diğer derslere oranla daha fazla çalışıyordu.Kaan’ın bu çalışması sınavlarına pek yansımıyordu.Kaan edebiyatla ilgili olan deneme sınavlarında genellikle çok basit hatalar yapıyordu.Bu hatalarını tekrarlamamak için çok özen gösteren Kaan’ın en büyük yardımcısı Ezgi oluyordu.Ezgi Kaan sıkıntılı olduğu bazı konuları Kaan’a anlatıyor, hata yaptığı yerler için Kaan’ı uyarıyordu.Kaan ilk sınavının kötü geçtiği için edebiyattan çok ,y, b,r sınav geçirmek zorunda olduğunun farkındaydı.

    Kaan deneme sınavlarından iyi puanlar almaya başlamıştı.Tarih ,coğrafya, ve felsefe grubu sorularının olduğu deneme sınavında çok iyi bir performans sergileyen Kaan soruların yüzde doksanını doğru cevaplandırıyordu.Edebiyatta da yükseliş grafiğini sürdüren Kaan her geçen gün edebiyattan daha iyi netler yapıyordu.

    Kaan okulda tüm boş vakitlerini ders çalışarak geçirdikten sonra hızlı adımlarla dershaneye doğru yol almıştı.Kaan hızlı adımlarla dershaneye doğru giderken el ele tutuşmuş bir çift Kaan’ın dikkatini çekti.Kaan’ın dikkatini bu çiftin çekmesindeki asıl neden:Çiftin Gizem ve sevgilisi olmasıydı.Kaan Gizem’i sevgilisiyle el ele tutuşmuş görünce bir_iki dakika duraksadıktan sonra Gizem’in kendisini görmesini istemediği için oradan uzaklaştı.Siniri yüzünden anlaşılan Kaan’ın aklına bir zamanlar Gizemle birlikte oturduğu dershanenin ön bahçesi geldi.Birkaç ay öncesine kadar Gizemle oturup sohbet eden kişi kendisiyken şimdi Gizem’in yanında başka biri vardı.Kaan bunu çok garipsiyordu.

    Kaan dershaneye geldiğinde ders çalışmak istemediyse de babasına verdiği söz aklına geldi ve ders çalışmaya başladı.Kaan ders çalışmak istemediği zamanlarda aklına sürekli babası geliyor ve bir_iki dakika dinlendikten sonra ders çalışmaya devam ediyordu.

    Sınav sonuçları bugün açıklanıyordu.Herkeste ayrı bir heyecan vardı.Bu sınav diğer iki sınava geçmeye hak kazandırdığı ve bu sınavların sonucunu etkilediği için yaklaşık bir buçuk milyon öğrencinin heyecanı iki kat daha artıyordu.

    Kaan durumunun çok kritik olduğunun farkındaydı.Son bir aydır sürekli ders çalışan Kaan’ın aklına sürekli şu soru geliyordu : ‘Ya bu sınavı geçemezsem?’ Kaan’ın aklına bu soru geldiğinde morali bozuluyordu.Kaan bunda haksız da sayılmazdı.Eğer bu sınavı geçemezse son zamanlarda derslerin hiçbir manası kalmayacak,hayalini kurduğu tasrih bölümünü kazanamayacaktı..Kaan bu sınavı geçemezse diğer iki sınava seyirci kalacaktı.Böyle olunca Kaan’daki heyecan iki kat daha artıyordu.

    Kaan sınav sonucuna Ezgi ile birlikte bakacaktı.Ezgi zaten heyecanlı biri olduğu için sınavın sonucuna tek başına bakmaya kalbi dayanmayabilirdi.Ezgi’nin heyecanını yatıştırma görevini Kaan üstlenmişti.Kaan kendi heyecanını Ezgi’ye belli etmeden sürekli Ezgi’ye moral vermeye çalışıyordu.Kaan ve Ezgi sınav sonucuna bakmak için bir internet kafe bulduktan sonra Kaan lafa girdi:

    -İlk önce senin sınav sonucuna bakalım.

    -Hayır.Katiyen olmaz,zaten çok heyecanlıyım.

    -Elinde sonunda sınav sonucunu öğreneceğiz.Gel ilk önce senin sınavına bakalım.Çok iyi bir sınav sonucu geleceğine eminim.

    Ezgi Kaan’ın bu ısrarlarına daha fazla itiraz edemedi ve Kaan’ın bu sözlerinin ardından isteksizce: ‘Tamam.’ Dedikten sonra Kaan bu cevabı beklermişçesine hemen Ezgi’nin sonucuna baktı.Kaan’ın yanında oturan Ezgi heyecandan gözlerini bilgisayardan kaçırıyordu.Sonuç sayfasının geç açılıyor olması Ezgi’de heyecan patlaması etkisi yaratıyordu.Sonuç ekrana geldiğinde Ezgi’nin çok iyi puan aldığı anlaşıldı.Ezgi sevincini bağırarak gösterdi.Kaan da Ezgi’nin bu kadar iyi puan almasına çok sevindi.Sıra Kaan’ın sonucuna bakmaya geldiğinde Kaan’ın heyecanı korkuya dönüşmeye başlamıştı.Kaan birkaç dakika önce Ezgi’nin heyecanını yatıştırmaya çalışırken şimdi kendi heyecanına engel olamıyordu.Bir elmayı aratmayacak şekilde kıpkırmızı olan Kaan’ın elleri titriyor,barajı geçmesi için dua ediyordu.Sonuç ekranda göründüğünde Kaan’ın barajı geçtiği anlaşıldı.Kaan’ın bir_iki dakika babasının çok istediği astsubaylık için yeterli puanı alamadığı için biraz durgunlaştıysa da daha sonra sevinmeye başladı.Sonucun açkılanacağı güne kadar:’Ya barajı geçemezsem?Çalıştığım onca şey boşa gidecek.’ diye üzülen Kaan derin bir nefes aldı.Kaan, artık düzene koyduğu çalışma temposunu devam ettirip hayalinin kurduğu tarih bölümü için elinden geleni yapacaktı.Bunda karalıydı.



    Sınavı açıklanmasının ardından tam bir ay geçmişti.Kaan’ın beklediği ve umutla baktığı iki sınava sayılı günler kalmıştı.Kaan’ın sınav sonucun beğenmeyen okuldaki hocaları Kaan’ın diğer iki sınavdan iyi puan alacağından eminlerdi.Kaan dershanedeki hocalarının da beklentisinin altında kalmıştı.Sonuçlarda sınıfta sonucu olan Kaan’ın bu durumunu diğer iki sınavda düzelteceğine onlar da emindi.Çünkü Kaan deneme sınavlarından çok iyi puanlar alıyordu.

    Kaan dershaneye geldiğinde sınıfına doğru gitmeye hazırlanırken Gizem’in coğrafya öğretmeni Esin Hanım ile bir şeyler konuştuğunu gördü.Gizem’in Esin Hanım karşısındaki davranışları oyuncakçı dükkanına girmiş ve beğendiği her oyuncağı anne ve babasına aldırmaya çalışan küçük bir çocuğu andırıyordu.Gizem’in öğretmeninden bir şeyler istediğini anlayan Kaan daha fazla bunu irdelemeyerek sınıfına girdi.

    Kaan yerine oturduktan birkaç dakika sonra coğrafyacı Esin Hanım, Gizem ve Gizem’in hemen arkasında biri sınıfa girdi.Gizem’in hemen arkasından gelen kişi Gizem’in sevgilisinden başka biri değildi.Gizem Esin Hanım’dan arkadaşı olarak tanıttığı sevgilisinin misafir öğrenci olarak derse girmesini istemişti.

    Gizem ve sevgilisi arka sırada tek başına oturan Kaan’ın önüne oturdular.Kaan o anda dershaneden çıkmak ve olabildiğince dershaneden uzaklaşmak istediyse de bunu yapmadı.Kaan Gizem’i hala seviyordu ; ama bunu Gizem’in bilmesini istemiyordu.Gizem sevmediğini Gizem’e göstermek istercesine o anda yerinde oturmak istemesinin sebebi de buydu.Ezgi Kaan’ın bu durumdan rahatsız olduğunu anladı ve Kaan’ın yanına oturdu.Kaan duygularına engel almayı yumruk sıkarak başarmaya çalışıyordu.Kaan Gizem’e güçlü olduğunu göstermek istercesine etrafına sahte gülücükler saçmaya çalışıyordu.Kaan çok güçlü gözükmeye çalışıyor, Gizem’i umursamamış gibi davranıyordu.Kaan dershane hayatı boyunca en zor dakikaları böyle geçiriyordu.Kaan her ne kadar Gizem’i umursamamış gibi davranmaya çalışsa da arada gözleri önünde oturan ve birbiriyle şakalaşan ikiliye takılıyor ve üzülüyordu.Kaan bu zor dakikaları zilin çalmasıyla birlikte atlattı.Kaan zil sesini duyar duymaz kendini dışarı attı.Üzülmemek Kaan’ın elinde değildi ama ağlamamayı başarıyordu.


    Bugün dershanedeki derslerin son günüydü.Kaan ve arkadaşları altı gün sonra belki de geleceklerini şekillendirecek sınava girecekti.Kaan Ezgi ile birlikte babasının mezarına gittiği günden beri aynı tempoyla derslerini çalışmış ve deneme sınavlarından çok iyi puan almayı sürdürmüştü.Hatta ilk sınav sonucunda sınıf sonuncusu olmasına rağmen dershanedeki deneme sınavlarının birinde dershane birincisi olmuştu.



    Dershane ders anlamında bugün bitiyordu; ama deneme sınavları sınav gününe kadar sürecekti.Kaan deneme sınavlarına gelmeyi düşünmüyor.evde tek başına deneme çözmeyi düşünüyordu.Kaan bu düşüncesini arkadaşlarına söyledikten sonra bu fikir Kaan’ın birçok arkadaşına mantıklı geldi.Kaan’ın arkadaşları da Kaan gibi evde deneme çözmeyi düşünmeye ve bunu uygulamaya karar verdiler.Hal böyle olunca Kaan’ın sınıfında vedalaşma havası vardı.Hemen hemen herkes birbiriyle vedalaşıyordu.Hatta birkaç kişi de göz yaşlarına engel olamıyordu.Kaan -Gizemle vedalaşma yapmadan- arkadaşlarıyla vedalaştıktan sonra evin yolunu tuttu.

    Kaan eve geldikten sonra yemeğini yedi ve biraz dinlenmek için yatağına uzandı.Bir süre sonra telefonuna mesaj geldi.Kaan mesajın -uzun bir aradan sonra - Gizem’den geldiğini fark etti.Gizem’in mesajında şöyle yazıyordu:’Bugün seninle konuşmak istedim:ama seni yalnız bulamadım.Sınavda başarılar.İnşallah istediğin bölümü kazanırsın.’Kaan uzun süre mesaja cevap vermek istemediyse de dayanmayıp telefonu eline aldı ve mesaja:’Sana da başarılar.’ diye karşılık verdi.Gizem birkaç dakika sonra Kaan’a tekrar mesaj attı.Mesajda:’Belki bilmek istersin.Ben sevgilimden ayrıldım.Zaten onu hiç sevmemiştim.Kaan bir _ iki dakika duraksadıktan sonra Gizemle tekrar sevgili olmuşçasına içinde bir kıpırtı belirdi.Gizem’e karşı duygularını bastırmak için elinden geleni yapan Kaan bunu şimdiye kadar başaramamıştı.Bu mesaj Kaan’a sanki Gizem ile yaşadıkları kötü şeyleri unutturmuştu.Kaan Gizem’e: ‘Hakkında hayırlısı neyse o olsun.’ diye mesaj çekti.Kaan Gizem’e başarı diledikten sonra bir daha Gizem’e mesaj çekmeyeceğini düşünüyordu; fakat Kaan’ın aklıyla kalbi ayrı yollardaydı.Kalbi aklından önce hareket ediyordu.

    Kaan hayatındaki son karnesini bugün alacaktı.Kaan’da karne heyecanıyla birlikte bir heyecan daha vardı:Yarın gireceği sınav.Kaan bu iki heyecanla birlikte okulun yolunu tuttu.Kaan’ın notları ilk döneme göre çok iyiydi.Çok sıkı çalışan Kaan hak ettiği notları almıştı.Kaan okula gittiğinde sınıf arkadaşları beraber geçirdiği dört yılı yad ediyordu.Gülüşmeler,ağlaşmalar arasında Kaan sakin bir tavır çiziyordu.Karne dağıtılırken heyecanlı olan Kaan çok iyi notlarını takdir belgesiyle süslemişti.Arkadaşlarıyla uzun bir vedalaşmanın ardından okuluna son kez öğrenci olarak bakan Kaan annesinin yanına pazara gitti.
    Kaan pazara geldiğinde kendisinden önce annesinin yanına gelen biri vardı.Beste Kaan’dan önce annesinin yanına gelip iyi karnesini annesine göstermişti.Kaan da Beste’nin karnesinin bu kadar iyi olduğunu görünce çok sevindi.Annesi de Kaan’ın karnesini gördükten sonra çocuklarına dönerek:

    -Sizlerle gurur duyuyorum.Sizleri çok seviyorum.

    Kaan ve Beste anneline olan sevgilerini ona sarılarak gösterdikten sonra Kaan eve gidip dinlenmek ve yarınki sınava dinlenmiş olarak girmek istedi.
    Kaan odasına girip uymayı düşünürken Kaan’ın dershanedeki sınıf arkadaşları aradı ve Kaan’ı bir kafeye gitmek için ikna etti.Kaan kafeye geldiğinde sınıfından sadece Ezgi vardı.Kaan ve Ezgi iki çay söyleyip arkadaşlarını beklemeye başladılar.Kaan Gizem’in kafeye gelip gelmeyeceğini merak ediyordu.Belki de sırf Gizem’i görmek için gelmişti.Merakını Ezgi’ye bu soruyu sorarak gidermeye çalışan Kaan Ezgi’den Gizem’in geleceğini duyduktan sonra havalara uçacak gibiydi.Kaan bu sorunun ardından yine Ezgi’ye dönerek:

    -Her şey için çok teşekkür ederim.Sen olmasaydın şu an ne halde olurdum, bilemiyorum.

    -Biz arkadaşız.İyi günde, kötü günde ben senin hep yanındayım.

    -Senin gibi bir arkadaşa sahip olduğum için çok şanslıyım.

    -Bende senin gibi bir arkadaşa sahip olduğum için şanslıyım.

    Kaan ve Ezgi’nin bu konuşmalarının ardından İpek ,Emin,Hülya aynı anda kafeye geldiler.Sonra da Kaan’ın diğer arkadaşları kafeye geldi.Kaan’ın gözleri kapıdaydı; çünkü Gizem daha gelmemişti.Kaan bir yandan arkadaşlarıyla sohbet ederken diğer yandan kapıya bakıyordu.Sohbeti kötü olduğu bir dönemde Gizem yanında sevgilisiyle kafeye geldi.Kaan o anda donup kaldı.Gizem ve sevgilisi herkesle selamlaştıktan sonra İpek söze girdi:
    -Demek barıştınız.Buna çok sevindim.

    Gizem:

    -Biz birbirimizi çok seviyoruz.Arada tartışsak da birbirimiz için yaratıldığımızı düşünüyordum.

    Kaan şok üstüne şok geçiriyordu.Birkaç gün önce Gizem az önce çok sevdiğini söylediği kişiyi birkaç gün önce hiç sevmediğinin söylemişti.Kaan daha fazla Gizem ile aynı ortamda kalmak istemedi ve yorgun olduğunu söyleyerek kafeden ayrıldı.

    Kaan eve geldiğinde bitap durumdaydı.Birkaç saat öncesine kadar kafasında Gizem’i affetmişti bütün olanlara rağmen.Gizem’i tekrar sevgilisiyle büyük hayal kırıklığına uğrayan Kaan yarın sınava gireceği için moralini bozmamaya çalışıyordu.Kendini sınava motive etmek için
    yoğun çaba harcayan Kaan’ın gözünden Gizem’in kafedeki hali kaybolmuyordu.Ezgi Kaan’ı motive etmek için aradığına sesinden kötü olduğu anlaşılan Kaan bunu Ezgi’ye belli etmemeye çalışıyordu.

    Kaan yarınki sınava motive etmek isteyen yalnızca Ezgi değildi.Hatice Hanım ve Beste de -Kaan’ın bugün neler yaşadığından habersiz- Kaan’ı yarınki sınava psikolojik olarak hazırlamaya çalışıyordu.Kaan ise tüm olanlara rağmen Gizem’i hala nasıl aklına getirdiğine şaşıyor,kendisini toparlamakta zorlanıyordu.

    Kaan’ın beklediği gün gelmişti.Gece uyumakta zorlanan Kaan sabaha karşı iki_üç saat anca uyuyabilmişti.Hatice Hanım kahvaltıyı hazırladıktan sonra Kaan’ı kaldırmak için odasına gitti.Annesinin sessizce Kaan demesini hemen işiten Kaan yatağından kalktı.Annesine:’Günaydın’ dedikten sonra banyoya doğru gitti.Üstünü giyindikten sonra kahvaltı masasına giden Kaan’ın gözlerinin şişkinliği hemen anlaşılıyordu.Bunu Kaan’ın masaya gelmesiyle fark eden Hatice Hanım:

    -Oğlum bu ne hal gece uyuyamadın mı?

    -Heyecandan sabaha karşı anca uyabildim.

    -Bu kadar heyecan yapmana gerek yok oğlum.Kazanamazsan dünyanın sonu değil ya bir daha hazırlanırsın.

    -Ben bu sene kazanacağım anne.Sizleri maddi açıdan bir daha sıkıntıya sokmaya hakkım yok.Baban için,sizler için kazanacağım.

    Kaan kendine inanıyordu.Çok zor bir yıl geçirmiş,sınava hazırlanmayı bırakmayı bile düşünmüştü.Bu zor zamanı atlatan ve bugüne çok çalışarak gelen Kaan bir aksiliğin çıkmaması için dua ediyordu.

    Kaan kahvaltıyı yaparken annesi ve Beste’ye sınava tek gitmek istediğini kendilerinin boşuna yorulmasına gerek olmadığını söylese de bu sefer ailesini ikna edemedi.Beste ve Hatice Hanım da Kanla birlikte Kaan’ın sınava gireceği okula doğru yol almaya başladılar.Yol boyunca durgun olan Kaan’ın aklına geçirdiği bir sene geliyordu.Babasını kaybedişini ve ağır bir aşk yarası almasını yol boyunca bir film şeridi gibi aklından geçiren Kaan’ın özellikle dün yaşadığı olay bir türlü gözünün önünden gitmiyordu.Sınavda da bu olayın aklına girip sınavını kötü etkilemesinden korkan Kaan dün yaşadığı olayı unutmak farklı şeyler düşünmeye çalışıyordu.Kaan ve ailesi sınav yerine geldiğinde birçok kişi içeri alınmaya başlamıştı.Annesi ve Beste’ye sarıldıktan sonra içeriye giren Kaan sınava gireceği sınıfı kısa bir aramadan sonra buldu.Yerine oturduktan sonra; kimliğini,sınav giriş belgesini ve sınavda kendisinin en büyük yardımcısı olacak silgisini ve kalemini çıkardı.

    Sınav kitapçığını beklemeye başlayan Kaan’ın önüne sınav kitapçığı geldikten sonra heyecanı biraz daha arttı.Zil sesiyle birlikte soruları çözmeye başlayan Kaan heyecanını yenmeyi başarıyordu.Kaan soruların büyük bir bölümünü cevaplandırdıktan sonra süresinin bir_iki dakika dinlenmek için yeterli olduğunu görünce gözlerini sınav kitapçığından çekti ve hiçbir şey düşünmemeye çalıştı.Kaan dinlenip soruları daha iyi cevaplandıracağın düşünürken aklına Gizem’in dünkü hali geldi.Bir_iki dakika dinlenmeyi düşünürken on dakika boyunca Gizem’in dünkü halini gözünün önüne getirmişti.Sınavda olduğunu o on dakika boyunca unutan Kaan bunu fark ettiğinde hemen sorulara döndü.Kaan sorulara döndüğünde soruları çelişkili cevaplandırmaya başlayan Kaan’ın morali iyice bozuldu.Kaan son dört soruyu okumaya fırsat bulamadan sınav süresi bitti.
    Dışarıya çıktığında beklediğinden kötü geçen sınavı sonrası ailesinin yanına giden Kaan:

    -Sınavım çok iyi geçmedi.

    Hatice Hanım:

    -Senin elinden geleni yaptığını biliyorum.Üzme canını.

    Bu sözler de Kaan’ın moralini biraz olsun düzeltmeye yetmedi.Eve gidince kimseyle konuşmak istemeyen Kaan telefonunu kapattı.Moralinin daha kötü olacağını düşünerek sınav sorularının cevaplarına bakmadı.Uyumayı düşünen Kaan bunu da başaramadı.

    Kaan bu tarih,coğrafya ve felsefeden oluşan sınavdan yüzde yüzlük bir başarı beklerken sınavı beklediğinden kötü geçmişti.Kaan’ın sınavı kazanması edebiyat sorularından oluşan sınava kalmıştı.Kaan’ın en çok sıkıntı çektiği ders olan edebiyatta çok iyi bir performans sergilemesi gerekiyordu.Kaan bu iki sınavdan önce tarih,coğrafya ve felsefeden oluşan sınavda çok iyi net yapıp edebiyatta oluşabilecek açığını kapatmayı hedefliyordu.Şimdi ise edebiyattan çok iyi net yapması gerekiyordu.

    Kaan bir süre olumsuz düşündükten sonra kendisinin yine çok zor durumda olduğunu; ama çok çalışarak ve ümidini kaybetmeyerek sınava girmesi gerektiğini düşünmeye başladı.Kaan vakit kaybetmeden ders çalışmaya başladı.

    Lisans yerleştirme sınavının ilk ayağının üstünden altı gün geçmişti.Kaan bugün lisans yerleştirme sınavının son ayağı olan edebiyat sınavına girerek yorucu sınav maratonunu bitirecekti.Altı gün boyunca kişisel ihtiyaçları dışında sürekli ders çalışan Kaan bugünkü sınavdan ümitliydi.Tek sıkıntısı dikkatsiz olduğu zamanlarda çok hata yapmak olan Kaan kendini sınav psikolojisine çok iyi hazırlamıştı.Sınav boyunca dikkatini dağıtmamak için bir çok deneme sınavında alıştırma yapan Kaan sınavda dikkatini kaybetmezse başarılı olacağından emindi.Kaan bu sefer sınava tek gidecekti.Çünkü bugün Beste’nin de sınavı vardı.Beste de iyi bir liseye girmek için bugün ter dökecekti.Kaan da annesinin Beste’nin yanında olmasını istiyordu.Beste’ye başarı dileğini sarılarak gösterdikten sonra Kaan evden çıktı.Yolunun üstünde olan mezarlığa uğrayan Kaan babasının mezarında dua okuduktan sonra sınav yerine gitti.Çok da heyecanlı gözükmeyen Kaan bu sefer heyecanını sınavdan önce yenmeyi başarmıştı.

    Sınav kitapçığı önüne geldiğinde soruları rahatlıkla dikkatini en üst düzeye çıkararak çözen Kaan sınav kağıdını sınıfta ilk önce veren kişi oldu.Sınavının çok iyi geçtiği için çok mutlu gözüken Kaan eve gitti.Kendisinden önce üç saat sonra gelen Beste’nin sınavını iyi geçtiğini öğrenince sevinci üç kat daha arttı.

    Kaan’ın yorucu sınav maratonunu atlatışının ardından bir ay geçmişti.Kaan sınav sonuçlarını açkılanacağı bugüne kadar; haftaları,günleri,saatleri hatta dakikaları bile saymıştı.Sınavın açıklanacağı bugünü heyecan ve bir o kadar da stresle bekleyen Kaan sınav sonucuna internetten bakarken yine çok heyecanlıydı.Kaan sınav sonucuna baktığında çok iyi bir puan aldığını anladı ve hemen Ezgi’yi aradı.Ezgi’nin de sınavdan iyi puan aldığını öğrenince sevinci daha da arttı.

    Tercihlerinde tarih öğretmeliğinden başka bir şey yazmayan Kaan Ankara Üniversitesi'nde tarih bölümünü kazandı.Ezgi de aynı üniversitenin edebiyat bölümünü kazandı.Kaan'ın dershane sınıfında bir kişi dışında herkes bir üniversiteyi kazanmıştı.Kazanamayan tek kişi Gizem'di.Gizem sevgilisiyle gezmekten ders çalışmaya vakit bulamamış;iki sınavdan da çok kötü bir puan almıştı.

    Kaan sabah kalktığında güzel bir Anadolu lisesi kazanan kardeşi ve sınavı kazanmasında çok etkili olan annesi ve Ezgi ile babasının mezarına gitti.Kaan Ezgi'yi yanına aldı ve babasının mezarına doğru dönerek:

    -Sizin sayenizde hayatta hiçbir şeyin imkansız olmadığını anladım.Siz bana hiç gücüm yokken bile savaşmayı öğrettiniz.Siz olmasaydınız hiçbir şeyi başaramazdım.Sizleri çok seviyorum.

    Kaan çok zor bir yılı geride bırakmıştı .Bazen ayakta duracak gücü bile kendinde bulamazken babasına verdiği söz onu bu durumdayken bile insanın savaşarak bir şeyler başarabileceğini göstermişti.


    SON




      Forum Saati Cuma Ocak 18, 2019 6:03 pm