Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    AŞK BİLMECESİ

    Paylaş

    0801060071

    Mesaj Sayısı : 1
    Kayıt tarihi : 21/12/10

    AŞK BİLMECESİ

    Mesaj  0801060071 Bir Perş. Ara. 30, 2010 6:17 pm

    Sımsıcak bir yaz gününde gelmişti dünyaya.Aylardan temmuz günlerden pazartesi idi.Güneşin sıcaklığıyla insanın içini ısıttığı bu ayda hayata attığı ilk çığlıkla,gözlerini yarım yamalak açıp kapatmasıyla,nefes alıp vermesiyle,ay gibi parlak yüzü ile,minicik kalbi ile o da ailesinin içini ısıtmıştı.Evin ilk çocuğu ailenin ilk torunuydu.Gören yüzüne bir daha bakıyor,yemyeşil gözleri herkesin dikkatini çekiyor,çevresindekiler onu sevmekten kendilerini alamıyordu.Çok güzel bir çocuktu.Bu güzel çocuğa ailesi Emre ismini verdi.Emre doğduğu günden itibaren herkesin adeta sevgilisi olmuştu.Zamanla minik minik adım atışları,ağzından ilk sözcüklerin çıkması,doğum gününde alınan bisiklete binecek büyüklüğe geldiği gün,kısacası Emre ile olan ve Emre'ye dair her şey etrafındaki kişiler tarafından büyük ilgi ilke takip edildi.
    Emre bir yaşına girmiş ve iki yaşından üç ay almıştı yani on beş aylık bir bebek olduğu,sonbaharın tatlı yüzünü gösterdiği gün bu defa bir başka evde,Emre'ye çok yakın bir mesafede olan bir evde,bu defa başka bir bebek gelmişti dünyaya.Bu bebekte Emre'den aşağıya kalmayacak kadar nur yüzlü,minik minik elleri,ufacık ayakları olan dünyaya gelmesiyle ailesinin mutluluğuna mutluluk katan el üstünde tutulan bir bebekti.Bu bebek aileye en son katılan üye idi,kardeşlerin,evin en küçüğüydü.Bu bebeğe ise ailesi Rabia ismini verdi.Rabia el bebek gül bebek büyütüldü.Derken ilk okula başladı.
    Emre ise Rabia okula başlayana kadar çoktan ilkokul birinci sınıfı bitirmişti bile.İkiside aynı okuldaydı artık.Birlerinden habersiz koskoca sekiz yıl aynı okulda okudular.Yeri geldi birinin geçtiği koridordan hemen diğeri geçti,yeri geldi biri okuldan dersi bitip çıkarken diğerinin dersi başladı.Fakat ikiside birbirini görmedi.Evler yakındı,ortak tanıdıklar vardı, okul aynıydı gidilen yrürünen yol aynıydı yinede birbirlerini hiç bilmediler, görmediler.
    Yıllar geçti hayat şartları onları farklı farklı şehirlerde yaşamaya mecbur etti.Emre doğduğu şehirden gitmişti Rabia ise hala oradaydı.Bu ayrı geçen zaman içerisinde her ikiside aldıkları eğitim süresi boyunca birincilikler elde etmişlerdi.Aynı zamanda her ikiside bulundukları ortamlara renk katan herkesle iyi anlaşan kişilerdi.Aslında ikisi de birbirlerinin burnunun dibindeydiler fakat biribirlerini hiç görmediler.
    Artık okullar bitmişti.Yaz tatilinde Rabia'nın arkadaşı Seda Rabia'yı aradı ve Rabia'yı özlediğini onunla birlikte bir şeyler yapmak istediğini söyledi.Rabia bu isteği kabul etti ve birlikte buluşmak için bir yer kararlaştırdılar.Rabia buluşma yerlerine gittiğinde ilk defa Emre'yi gördü.Evet artık Rabia Emre'yi,Emre de Rabia'yı fark etmişti.Rabia'nın kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu.O gün Emre'nin kalbi de Rabia'yı görünce yerinden fırlayacakmış gibi atmıştı ama birbirleri için hissettikleri bu duygudan ikisi de habersizdi.O günden sonra ikisi de birbirlerini görebilmek için aynı yere-birbirlerini ilk gördükleri yere-geliyorlardı.Zamanla Rabia ve Emre konuşmaya başladı.Aradan çok geçmeden Emre Rabia'ya karşı hissettiklerini söyledi.Rabia'nın kalbi yine yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu ama bu defa Rabia aşkına,sevgisine karşılık bulmuştu,bu defaki heyecanı bir başkaydı.Rabia seviyordu,artık sevdiği kişi tarafından da sevildiğini öğrenmişti.Birbirini seven bu iki genç artık mükemmel bir çift olmuştu.Birlikte zaman zaman ağladılar zaman zaman güldüler... Derken koca seneler geçip gitti.Her geçen gün birbirlerini daha çok sevdiler,birbirlerine daha çok bağlandılar,birbirlerine daha çok hayran kaldılar.
    Yıllar geçti...Beraberliklerinin başladığı ilk günden beri hayallerini kurdukları düğünleri yapıldı.Onlar mükemmel bir çiftti,onlarada mükemmel bir düğün yakışırdı.Yakışan da oldu çok güzel bir düğün ile dünya evine girdiler.Derken akıllarına bu güzel aşkın kitabını yazma fikri düştü ve yazdılar.Aşkları onlar için ölümsüzdü,bu ölümsüz aşkı ölümsüz satırlara işlediler.Bu kitapta süse,söz sanatlarına,ekleme ve çıkarmalara gerek yoktu.Çünkü onların yaşadıkları gerçek mutluluk,birbirlerine hissettikleri gerçek sevgi,gerçek bağlılıktı.Yazılanlar gerçekti yazanlar gerçekti... Yazılanlar ölümsüz aşktı yazanlar ise ölümsüz aşkların sahipleriydi.Onlar el attıkları her işi birlikte başarmış her işin üstesinden birlikte gelmişlerdi.Kitapları da daha yayınlanır yayınlanmaz en çok satanlar listesinde en üst sıraya yerleşmişti.Yazdıkları kitabın bu denle beğenilmesiyle kendileriyle bir kez daha gurur duydular.Mutlu olan yuvalarına bir de bu başarının mutluluğu eklendi.

      Forum Saati Ptsi Eyl. 24, 2018 1:49 am