Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    VAKTİNİ BEKLEYEN TOHUM (SEVİNÇ ÇOKUM)- EROL AYDIN

    Paylaş

    0901030013

    Mesaj Sayısı : 15
    Kayıt tarihi : 27/10/09

    VAKTİNİ BEKLEYEN TOHUM (SEVİNÇ ÇOKUM)- EROL AYDIN

    Mesaj  0901030013 Bir C.tesi Haz. 12, 2010 12:38 pm

    Kitabın Adı: VAKTİNİ BEKLEYEN TOHUM
    Kitabın Yazarı: SEVİNÇ ÇOKUM
    Yazar Hakkında:
    İlk ve ortaokulu İstanbul’da okudu. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi (1970). Bir süre edebiyat öğretmenliği yaptı. 1975te öğretmenlikten ayrılarak kendisini edebî çalışmalara verdi. Türk Edebiyatı dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yürüttü, Türkiye gazetesinde yazdı. Sevinç Çokum edebiyat dünyasına hikaye ile girdi. Hikayeleri Hisar, Türk Edebiyatı, Töre dergilerinde çıktı. Sonra Romana yöneldi. Sosyal ve tarihî romanlar kaleme aldı. Hikayelerinde İstanbul’un gelenekçi semtlerinin sosyal yapısından kesitler verdi; yalnızlığı ve dayanışmayı işledi. Ruh tahlillerine girerek kahramanlarının duygularını akıcı ve dokunaklı bir dille tasvir etti. Romanlarında sosyal konuların yanında tarihî konulara da ağırlık vermiştir. Türk kimliğinin üzerinde durarak esir Türklerin ıstıraplarını dile getirmiştir. Hikayeleri: Eğik Ağaçlar (1972), Bölüşmek (1974), Makina (1976), Derin Yara (1984), Onlardan Kalan (1987). Bu hikaye kitapları yeni düzenlemeyle Ötüken Neşriyat arasında şu isimlerle yayınlandı: Bir Eski Sokak Sesi (1993), Evlerinin Önü (1993), Onlardan Kalan (1993). Romanları: Zor (1977), Bizim Diyar (1978), Hilal Görününce (1984), Ağustos Başağı (1989), Gülyüzlüm (1989), Çırpıntılar (1991). Senaryoları: Beyaz Sessiz Bir Zambak (1987), Yeniden Doğmak (1987). Radyofonik eserleri: Hilal Görününce, Ağustos Başağı, Nefise Hatun.
    Yayın Yeri ve Yayıncı: İstiklal Cad. Ankara Han 99/3 800600 Beyoğlu İstanbul
    Yayınlanma Tarihi:2000
    Baskı: Özener Matbaası Yayın No:471 Kültür Serisi: 189
    Sayfa Sayısı:192
    Fiyatı:11TL
    ISBN: 975- 437- 343- 4
    AMAÇ: Yazar bu kitabıyla toplumun her kesimine ulaşmayı amaçlamıştır. Her kesim için , her konu hakkında bir deneme yazısı yazmıştır. Yazar kitabını genellikle toplumsal değerler üzerine yazmıştır.
    İÇERİK: Kitabın alanı(türü): Deneme
    Kültürel değerler üzerine yazılmıştır. Kitap olgusal, yaşanılmış veya yaşanılacak değerler üzerinde durmuştur.
    Yazar kitaba betimsel bir yaklaşım üzerindedir. Temel fikir olarak gün geçtikçe yozlaşan toplumumuzun değerlerinden bahsetmektedir. Kopan aile bağlarından; gün geçtikçe dilimizin inceliğini, derinliğini kaybetmeye başladığından bahsetmektedir.
    Yazar aşırılıktan uzaktır. Bunu şu sözleriyle anlayabiliriz. ‘‘ … Aşırı insanın çehresine bakın! Daima gergin, yani eskilerin deyimiyle tekallüs etmiş, gözleri kuru ve tek bir noktaya yönelmiş gibidir. Sesi tehdit dolu, itici, kendi doğrularının dışındaki doğrularının dışındaki doğruların ürküntüsünü taşır. Aşırı, uyumsuzdur. Tabi sabırsız ve tahammülsüz…’’
    Yazarı toplumsal değerleri ve değişimi göz önünde bulundurarak söylemek istediklerini yazması kitabının tutarlılığını gözler önüne sermiştir.
    DİL VE ÜSLUP: Dil basit ve akıcıdır. Dile gerekli olan kazanımlarını şu örneklerinden görmek mümkündür: ‘‘… Sadri Alışık’ın canlandırdığı Turist Ömer’in güldürü unsuru olarak halk kullanımına kattığı aristokrat ‘Bilakis, mamafih, zatıalileriniz’ gibi sözcükler işte böylesi bir medeniyetten arta kalmıştı…’’
    Bozulan İstanbul Türkçesi’nin derinliklerinden bahsetmektedir.
    DEĞERLENDİRME: Bir denemenin sonuçsuz bir şekilde kaldığını, bizim tamamlamamız gerektiğini şeklinde tanımlanmış haliyle öğrenmiştik. Şayet bu kitabı okuduktan sonra asıl bir dememenin ne demek olduğunu anladım. Yazar hakkında bir kanıya varılabilineceğini öğrendim.
    Kitap olgusal yaklaşımını hayatımızdan vermiş olduğu örneklerle çok iyi kavratmıştır. Yazarın kendisini, kendi düşüncelerini kitaba yansıtması benim denemeler hakkındaki görüşlerimi bildiklerimi yıkıp geçti, yeni bir bakış kazanmam gerektiğini öğretti.
    Yazar ifade ettiği toplumsal aksaklıkları hep kendi bakış açısıyla değerlendirmiştir. Bizdenlik kavramı hakkındaki tutumu bir hayli hoşuma gitti. Hayatta bizden birileriyle yaşamak zorunda olmadığımızı, yanlış bir tutum olduğu, diğer insan ve kültürel değerlere de sahip çıkmamız gerektiği düşüncesi istediğim ve düşündüğüm kıvamdadır.
    Bir sözün içten ve hoşgörü ile söylenmesinin topluma neler kazandırabileceği konusunu net bir şekilde belirmiştir.
    Yazarın dediği gibi yazar kendi önyargısını kırmış, bunu demekle kalmayıp yazmış olduğu bu denemesi ile gerçekten bunu ispatlamıştır.
    HERKESİN ÖN YARGISIZ OLDUĞU BİR TOPLUMDA YAŞAMA DİLEĞİYLE…

      Forum Saati C.tesi Kas. 17, 2018 11:39 pm